Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3529 E. 2024/9002 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3529
Karar No
2024/9002
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2 Esas, 2024/49 Karar DAVA TARİHİ : 25.09.2017 KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Batman ili, ... Kayıklı köyü hudutları dahilinde bulunan 101 ada 52 parsel (eski 597 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 29.08.2019 tarihli ve 2017/633 Esas, 2019/717 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.04.2022 tarihli ve 2022/700 Esas, 2022/1343 Karar sayılı kararı ile sulu arazi niteliğinde olan dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan 7139 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasına göre üçer aylık vadeli mevduat hesabında nemalandırılan fark bedel İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla ödenemeyeceğinden, davanın 4 ay içerisinde sonuçlandırılmaması nedeniyle 6459 sayılı Kanun'la 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine eklenen dokuzuncu fıkra uyarınca işletilecek yasal faizin karar kesinleşmesi tarihine kadar devam etmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde İlk Derece Mahkemesi karar tarihine kadar işletilmiş olması, idare tarafından fazla depo edilen bölümün iadesine ilişkin olarak fazla yatırılan 31.596,04 TL kamulaştırma bedelinin bankadan çekilmemiş ise işlemiş neması ile birlikte davacı idareye iadesine, bankadan çekilmiş ise varsa çekilme tarihine kadar işlemiş neması ile birlikte parayı çeken davalılardan alınarak davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iade kararı verilmesi, DSİ Genel Müdürlüğü 28.04.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun ile değişik 6200 sayılı Kanun maddesi 49 uyarınca yargı harcından muaf hale geldiğinden dava açılırken yatırılan peşin harcın davacı idareye iadesine karar verilmemesi doğru bulunmamış olup İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 288 inci maddesindeki düzenleme karşısında dron kullanmak suretiyle dava konusu taşınmazın başında usule uygun keşif yapılmadan alınan rapora dayalı hüküm kurulması, doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ada parsel numarasının yanlış yazıldığını, bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının hatalı hesaplandığını, münavebe ürünlerinin yanlış seçildiğini, ilçe tarım verileri ile denetlenmediğini, üretim masraflarının az alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; objektif değer artışının hiç uygulanmadığını, üretim masraflarının yüksek alınması nedeniyle metrekare bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Dava konusu taşınmazın ada ve parsel numarasının hükümde yanlış gösterilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf vekillerinin temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde yer alan '' 102 '' sayısının çıkartılması, yerine '' 101 '' sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3529, K. 2024/9002, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3529-e-2024-9002-k-e6489656898c