Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3241 E. 2024/7219 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3241
Karar No
2024/7219
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1697 Esas, 2023/2612 Karar DAVA TARİHİ: 29.11.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/1488 Esas, 2021/1654 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi, eski hale getirme ve hakimin müdahalesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının ortak alan niteliğindeki bahçe içine 6 adet çelik klon üzerine 25 cmlik çelik putrel koyarak, yaklaşık 50 m² alanda kapalı alan oluşturduğunu, projeye ve imara aykırı bu imalatın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil davalının hak kaybına uğramaması için genel olarak zamanaşımı, husumet, taraf ehliyeti, görev ve yetki ile tüm usul hükümleri yönlerinden itiraz ettiklerini, konunun kat malikleri kurulunda değerlendirilmesi ve ardından site yönetimince dava açılabileceğini, davacının işbu davada taraf olma işbu davayı açma hak ve yetkisinin ve taraf ehliyetinin olmadığını, site yönetimi olağan karşıladığı için sitede benzer yapıların mevcut olduğunu, davacının iddialarının abartılı olduğunu, söz konusu yapının ruhsata tabi veya mimari pojede tadilatı gerektirir bir yapı olmadığını, davacıya ve taşınmazına yönelik herhangi bir haksız kullanım, taşkın inşaat v.b. durumunun olmadığını ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu dava ve benzeri davalarda öncelikle konunun kat malikleri kurulunda değerlendirilmesi ve ardından site yönetimince dava açılması gerektiğini, davacının işbu davada taraf olma, işbu davayı açma hak ve yetkisinin ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, zaten site yönetiminin benzer yapıları olağan karşıladığı için sitede benzer yapılar bulunduğunu, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, yine 3194 sayılı İmar Kanunu'nda (3194 sayılı Kanun) binanın tanımının; "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır" şeklinde olduğunu, buna göre kanunda "üstü örtülü ve içine girebilecek nitelikte" şeklinde tanımlanan binanın bu tanımı dikkate alındığında kullanım hacmi ve alan niteliğinin bina tanımı için getirildiğinin açık olduğunu, buna göre dava konusu yapının bina statüsünde olmadığını, davaya konu imalatların kalıcı ve sabit olmayıp kapalı alan ve yaşam hacmi kazanımı sağlamaması itibari ile bina statüsünde olmadığını, bu hususun eldeki dava ile bağlantılı Denizli 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/819 Esas sayılı ceza dosyasında mevcut bilirkişi raporu, mahkeme kararı ve istinaf kararı ile de sabit olduğunu, bina sayılmayan yapının 3194 sayılı Kanun ve 634 sayıl Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) aykırılık teşkil etmeyeceğini, bu nedenle dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, haksız olarak açılan işbu davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasını kabul etmediklerini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekil temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu ve 33 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalının mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3241, K. 2024/7219, T. 11.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3241-e-2024-7219-k-af135a4ec23d