Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3198 E. 2025/1393 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3198
- Karar No
- 2025/1393
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1145 Esas, 2024/16 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/789 Esas, 2022/65 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, ......ilçesi, Merkez Mevki 118 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve gerçek bedel ilkesine uygun olmadığını, arsa vasfındaki taşınmazların piyasa değerlerinin analizinde, genellikle benzer minimum 3 adet emsal taşınmaz değerinin bilinmesinin zorunlu olduğunu, bilirkişi kurulunca iki adet bağımsız bölüm satışının emsal kullanılarak bedel belirleme yoluna gidildiğini, emsal seçiminin hatalı olduğunu, arsa vergi değeri yoluyla yapılan alım-satımların piyasa değerini yansıtmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 25 nci maddesi gereğince taşınmazda 2013 tarihinden sonra yapılan tesislerin ve dikilen ağaçların bedelinin ödenmediğini, bu nedenle 9 ve 9 yaşın altındaki sabit tesisler ile ağaçlara kamulaştırma bedeli ödenemeyeceğini, bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında incelemelerinin eksik ve hatalı yapıldığını, mahkemenin 2020/314 Esas sayılı dosyasında 158 ada 19 parselde 738,20 TL/m², yine mahkemenin 2020/312 Esas sayılı dosyasında 174 ada 15 parsel için 513,10 TL/m², yine mahkemenin 2019/360 Esas sayılı dosyasında 125 ada 6 parsel için 1.256,00 TL/m² olarak belirlendiğini, kamulaştırma bedelleri arasında yeknesaklık olması gerektiğini, kapama meyve bahçesi alanı hesaplanırken taşınmaz üzerinde bulunan yapıların alanının düşülmediğini, yapı hesap cetvelinde ahşap yapıların yıpranma oranının betonarme sınıfından alındığını, arsa değerleme tablosunda kullanılan kriterlerin değer artış ve azalış parametrelerinin hatalı düzenlendiğini, imar durumu parametresi başta olmak üzere tüm parametrelerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, imar durumuyla ilgili sağlıklı puanlama yapılmadığını, belediyenin tüm hizmetlerinden yararlanan Emsal 1'in dava konusu taşınmazla mukayesesinde altyapı parametresinde değer azalışına gidilmesinin teknik izahtan yoksun olduğunu, lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda, emsal taşınmaz kıyaslamasında, taşınmazlar üzerindeki yapı hesaplamalarında ve ağaç bedeli hesaplanmalarında hata yapılarak kamulaştırma bedelinin gerçek değerin altında hesaplandığını, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde emsal taşınmazlar ile dava konusu taşınmazın mukayesesi (artı ve eksi yön karşılaştırması) yapılırken fahiş hatalar yapıldığını, emsalin uygun emsal olmadığını, eski tarihli satış görmüş farklı özelliklerdeki taşınmazın emsal olarak alınmasının doğru olmadığını, sunulan emsallerden l tanesinin değerlendirmeye alındığını diğer emsallerin hangi sebeple dikkate alınmadığının açıklanmadığını, emlak beyan değerlerinden daha düşük miktarda metrekare fiyatına hükmedildiğini, dava konusu taşınmaz ve emsal alınan taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla bulundukları cadde ve sokak için belediyelerce emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen m² fiyatları ilgili belediyeden getirtilerek bu değerlere göre verilen m² fiyatının mukayese edilmesi gerektiğini, Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/27 Esas sayılı dosyası ile Yusufeli İlçesi su kavuşumu mevkiinde hakkında yapılan kamulaştırma işlemi ile dava konusu taşınmazlar ile aynı yönde ilçeye 8 km uzaklıkta taşınmazlar hakkında yapılan kamulaştırmalarda 2006 yılı değerleri ile arsa m² bedeli 874,00 TL olarak belirlendiğini ve bu bedelin Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, yine Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/657 Esas 2016 /295 Karar sayılı dosyası ile Yusufeli İlçesi su kavuşumu mevkiinde yapılan kamulaştırma işlemi ile ilçe merkezine 8 km uzaklıkta dava konusu taşınmaz hakkında yapılan kamulaştırmalarda 978.00TL/m² olarak tespit edildiğini, yine Yusufeli Merkez Sebzeciler Sukavuşumu Mevkii 131 ada 2-3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan kamulaştırmalarda 2015 yılı değerleri ile arsa metrekare bedeli 978,25 TL olarak belirlendiğini, bu bedelin Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, yeknesaklık ilkesine göre benzer dosyaların değerlendirilmesi gerektiğini, emsal taşınmazların karşılaştırma kriterlerinde hata yapıldığını, dava konusu taşınmazların alt yapı masrafının olması ve imar planı haricinde olması nedeni ile taşınmazlara değer azalışı verilmesinin hatalı bir değerlendirme olduğunu, %10 değer azalışı verilmesinin hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, dava konusu ve emsal taşınmazın üstün ve eksik yönleri karşılaştırılması yapılırken verilen değer azalışı ve değer artışının somut bilimsel verilere dayandırılması gerektiğini, ağaç bedellerinin kıymet takdir raporundakinden daha düşük tespit edildiğini, ağaç bedelleri hesaplanırken üretim maliyetine genel idare giderleri, sermaye faizi, sabit masraflar, kira giderleri ve beklenmeyen gider kalemlerinde eklenerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda arazide münavebe ürünlerin tespitinin eksik olduğunu, kıymet takdir komisyonunda belirtilen yüksek net gelirli ürünler değerlendirilmediğini, münavebeye alınan ürünlerden fasulye, biber ve patlıcan dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede tercih edilmeyen ürünler olmasına rağmen münavebeye bu ürünlerin dahil edilmesi zemin bedelinin yüksek olmasına ve ağaç bedellerinin düşmesine sebebiyet verdiğini, taşınmazın üzerinde bulunan yapıların grupları, çeşitleri ve yıpranma paylarının yanlış belirlendiğini ve yapı metrekare birim fiyatının eksik hesaplandığını, taşınmazın üzerindeki yapıların ve ağaçların bedellerinin kıymet takdir komisyonundaki rapordan daha düşük belirlendiğini, binaların yaşları ve yıpranma paylarının hatalı hesaplandığını, enflasyon fiyat artışının eklenerek hesaplama yapılması gerektiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre taşınmazın değerinin karar tarihi itibari ile belirlenmesi gerekirken dava açılış tarihinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazın değerinin düşük tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, adil ve hakkaniyete uygun olarak belirlenen bedelin davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.