Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3043 E. 2024/9170 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3043
Karar No
2024/9170
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1944 Esas, 2024/66 Karar DAVA TARİHİ : 05.11.2021 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/279 Esas, 2022/277 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin olarak açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilli tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılara ait Zonguldak ili, Kozlu ilcesi, Güney Mahallesi 41 ada 19 parsel numaralı taşınmazın tapusunun, orman olduğundan bahisle Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/278 Esas sayılı dosyasında iptaline karar verildiğini ve iptal kararının kesinleştiğini, davacılar adına kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile uğramış bulundukları zararın tazmini için Zonguldak 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/670 Esas sayılı dosyasına açmış oldukları tazminat davasının Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesinin 2017/673 Esas, 2017/6665 Karar sayılı kararı ile denetimden geçtiğini belirterek 4.000.000,00 TL tazminatın iptali tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin geçtiğini, ek dava ile yeniden tazminat talebinde bulunmasının hatalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu,davacılar adına olan yolsuz tescilin iptali nedeniyle tazminat talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, Anayasa, 6831 sayılı Orman Kanunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu ve Kıyı Kanunu gereğince ormanlar, orman sayılmayan fakat 2-B arazisi vasfındaki taşınmazlar ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan bölgelerin özel mülkiyete konu edilmelerinin mümkün olmadığını, davacıların tapularının iptalinin hukuka uygun olarak yapıldığından açmış oldukları bu davanın reddi gerektiğini, açılan tazminat davasının kanuni şartlardan yoksun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve objektiflikten uzak gerçeği tam anlamıyla yansıtmadığını, ekonomik ve sosyal hayatın gerekleri ile bağdaşmadığını, tazminat miktarı hesaplanırken zararın meydana geldiği tarihe göre, tapusu iptal edilen taşımazın niteliği ve değeri esas alınması gerektiğini ve emsal taşınmazların orman vasfına sahip iş bu dava konusu taşınmazla bir tutulamayacak derecede değerli araziler olduğunu, mahkemece hükmolunan tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tamamı davacılar adına kayıtlı iken orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle Zonguldak 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/278 Esas, 2006/490 Karar sayılı kararı ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 14.11.2011 tarihinde kesinleştiği, davacıların aynı konuya ilişkin fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak tazminat istemli açtığı ilk davada Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/670 Esas, 2017/17 Karar sayılı kararı ile taleple bağlı olarak 10.000,00 TL bedel yönünden kabulüne karar verildiği, hükme esas kabul edilen 21.06.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre davacılara ait taşınmazının, tapusunun iptal edildiği tarihteki metrekare birim fiyatının 515 TL olduğu, 11.202,33 m² taşınmazın toplam değerinin ise 5.796.199,95 TL olarak belirlendiği, istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2017/673 Esas, 2017/2665 Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verildiği, kararın davalı Hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/8145 Esas, 2021/12984 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiş olmakla kesinleşmiş olduğu, davacı tarafın zararının miktarı ve hüküm altına alınan miktar kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, tapu iptal tescil kararının kesinleştiği tarihten itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, ancak ... ve ... kızı, 18.01.1960 doğumlu ve hüküm fıkrasında ... olarak gösterilmiş bulunan ...'ın yargılama sırasında 23.12.2021 tarihinde vefat ettiği, geride davada ... Yayalar mirasçısı sıfatı ile yer alan, kardeşleri ... ve ...'nın ( önceki soyadı Yayalar olan) mirasçı olarak kaldığı belirtilerek davacılardan ...T.C. Kimlik numaralı ...'ın, taraf sıfatı değiştirilerek ve ölü olduğuna ilişkin gerekli belirtmeye yer verilmek ve bu kişinin mirasçısı olarak, kardeşleri .... ve ...'nın karar başlığında ayrıca davacılar olarak gösterilmek suretiyle ve adı geçen lehine hükmedilen 133.333,00 TL tazminatın bu kişilere 1/3 oranında dağıtımı yapılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemelerinin Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası. 3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir. 4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir. 5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3043, K. 2024/9170, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3043-e-2024-9170-k-e74f940c4a99