Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/2983 E. 2024/7699 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2983
- Karar No
- 2024/7699
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2230 Esas, 2023/1978 Karar DAVALILAR: 1.... vekili Avukat ... 2.... vd. DAVA TARİHİ: 08.12.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/244 Esas, 2022/148 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, ...,... köyü 202, 206 ve 217 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedele 09.04.2017 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek, davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, taşınmazların baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesinin (c) bendi uyarınca tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas raporda alınan münavebeye itiraz ettiklerini, verim ve ürün fiyatlarının resmî verilerden yüksek, üretim masraflarının ise düşük alındığını, kapitalizasyon faiz oranının da düşük belirlendiğini, uygulanan objektif değer artış oranı ile tespit edilen bedele yönelik kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazlarda yer alan fidan ağaçlarının hesaplanmamasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlarda ekili dikili olan fidanların tamamının askı ilan tarihinden önce dikildiğini, bilirkişilerce fidan hesabının yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, fazla ödenen bedelin faizi ile birlikte iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlardaki meyve ağaçlarının da hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunda 2010 ve 2012 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın üzerinde muhdesat olmadığı yönündeki tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, münavebe ürünlerinin verim/maliyet ortalamaları 2016 yılı Siirt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri cetveliyle çeliştiğini, dolayısı ile müvekkiline ait dava konusu taşınmazların tümünün metrekare birim fiyatının düşük hesaplandığını, objektif değer artışının düşük uygulandığını, dava konusu taşınmazların tümünün metrekare birim fiyatı ve fidan bedellerinin düşük hesaplandığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir metodu uygulanarak değer biçilmesinin doğru olduğu belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Sulu arazi niteliğindeki Siirt ili, ...,... köyü 202, 206 ve 217 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2016 Siirt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri uygulanarak, dava konusu taşınmazların belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür. 4. Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinden kaldırma kararı öncesi takdir edilen bedelin mahsubu ile fark bedelin nemaları ile birlikte derhâl ödenmesine karar verilmesi doğrudur. 5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6. Davacı idare tarafından fazla depo edilen bedelin varsa çekilme tarihine kadar işlemiş mevduat faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde faiziyle iadesine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hükümden çıkarılması, yerine "Davacı idare tarafından fazla depo edilen 164.824,05 TL bedelin davalı tarafça bankadan çekilmiş olması halinde çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse birikmiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.