Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/640 E. 2023/3263 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/640
Karar No
2023/3263
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/627 E., 2018/627 K. SAYISI : 2018/İHK-6 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.07.2016 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının bedensel zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 48.546,48 TL sürekli iş göremezlik olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, kaza nedeniyle açılan soruşturma dosyasında uzlaşma yoluna gidildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 48.546,48 TL maddi tazminatın 22.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kaza nedeniyle açılan soruşturma dosyasında davacının sigortalı araç sürücüsü ile uzlaşma yoluna gittiğini, hesap raporunun hatalı düzenlendiğini, davacının müterafik kusurlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının uzlaşma aşamasında almış olduğu 2.000,00 TL‘nin Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111 inci maddesi kapsamında zararı karşılamakta yetersiz ve hak kazanılan tutar ile ödenen miktar arasında aşırı orantısızlık olduğu, maluliyet zararı doğmadan yapılan uzlaşma sebebiyle sürekli iş göremezlik zararından feragatin yani doğmamış haktan feragatin mümkün olmadığı, hükme esas alınan hesap raporunun ve raporda kullanılan hesaplama tekniğinin yasaya ve denetime uygun olduğu, kazada müterafik kusurun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu sürücü olan davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları., 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (CMK) 253 üncü maddesinin 17 ve 19 uncu bendi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 5271 sayılı CMK'nın 253/17 nci bendinde; "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların ... iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder” hükmünü; aynı maddenin 19 uncu bendi ise; "...Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmünü haizdir. Öte yandan, 6098 sayılı TBK’nın 166 ncı maddesinin 3 üncü fıkrası hükmüne göre; “Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.” İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır. Karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortası, işletenlerin ve işletenlerin kusurlarından kendi kusuru gibi sorumlu olduğu araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan diğer yardımcı kişilerin kusuru ile meydana gelen ve 2918 sayılı KTK’nın 85/1 maddesi kapsamında kalan zararlardan sorumlu olduğuna göre (KTK m. 91/1) işleten ve/veya araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan diğer yardımcı kişilerin zarar görene karşı tazminat yükümlülüğünün kalmadığı durumlarda ZMMS’nin de bu kişilere karşı herhangi bir sorumluluğu kalmayacaktır. Somut olayda; davaya konu trafik kazası nedeniyle önerilen uzlaşma teklifinin davacı tarafından edimli olarak kabul edildiği ve soruşturmanın bu şekilde sonuçlandırılmasının talep edildiği anlaşılmakla, yukarıda zikredilen yasal düzenlemeler doğrultusunda soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 09.03.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davanın bedensel zarara ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık hakemi davanın kabulüne karar vermiş İtiraz Hakem Heyeti ise yapılan itirazı reddetmiştir. İtiraz hakem heyetinin kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Sayın Çoğunluk; Somut olayda, davaya konu trafik kazası nedeniyle önerilen uzlaşma teklifinin davacı tarafından edimli olarak kabul edildiği ve soruşturmanın bu şekilde sonuçlandırılmasının talep edildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 253/17 ve 19. bendi ile TBK'nın 166/3 maddelerinde ki yasal düzenlemeler doğrultusunda soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. 5271 sayılı CMK’nun 17. Bendine göre; "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların ... iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. " Aynı maddenin 19. bendi son cümlesine göre; “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." Aynı maddenin 5. bendine göre; "Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçlan anlatılır. "Yine aynı maddenin 7.bendinde ise; "Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. " Hükümleri yer almaktadır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde Cumhuriyet Savcılığı aşamasında İcra İflas Kanunu'nun 38.maddesine göre uzlaşma raporunun yazılı ilam mahiyetinde olması için öncelikle uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçlarının taraflara açıkça anlatılması gerekir. Ayrıca suçtan birden fazla zarar gören varsa uzlaşmaya gidilebilmesi için mağdur ve suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmiş olması gerekir. Türk Borçlar Kanunu 54. maddesinde düzenlenen bedensel zararlar gerekse 53. maddesinde düzenlenen destekten yoksun kalma zararlarında haksız fiil neticesi sürekli veya geçici iş göremez ... gelen kişi ile birlikte yakınlarının da manevi zararı oluşmaktadır. Bu nedenle bedensel zararlarda bir uzlaşmadan bahsedebilmek için bedensel zarara uğrayan mağdur ile birlikte onun sakat kalmasından dolayı manevi zararı oluşan yakınlarının da uzlaşmaya katılması gerekir. Diğer taraftan trafik kazası nedeniyle yaralanan ve malul kalan kişilerin zararından soruşturma dosyasında şüpheli konumunda olan sürücü yanında işleten (araç maliki) ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da teminat limiti kadar sorumludur. Bu nedenle trafik kazası nedeniyle yaralanan kişiler açısından yaralanan kişinin kendisini yaralayan şüpheli ile uzlaşması durumunda diğer zarar sorumluları işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısına maddi ve manevi zararlarının giderilmesini için talepte bulunamayacağının zarar gören mağdura açık bir şekilde CMK 253. maddesinin 5. bendi gereği anlatılması gerekir. Bütün bu hususlar anlatılmadan tüm zarar görenlerin katılmadığı uzlaşma raporunun trafik kazalarından ... tüm sonuçları anlatılmadan hazırlanan raporun uzlaşma raporu olarak kabul edilmesi mümkün olmayacaktır. Diğer taraftan Karayolları Trafik Kanunu 111. maddesine göre; "Bu Kanımla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten haşlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Kanunun bu hükmü ile trafik kazalarında zarar gören kişilerin kazanın mağduriyeti ile yapacağı ve sorumluları borçtan kurtaracak anlaşmaların, ibraların ve feragataların yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde ödenen tazminattan daha fazla bir zararının olması durumunda açılacak dava ile geçersiz olacağı düzenlenmiştir. Bir başka ifade ile trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan veya desteğini kaybeden kişilerin zarar sorumlusu sürücü, işleten veya zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ile yaptığı anlaşmalar veya ibralar iki yıl içinde zarar görenler bu ibradan döndüğünü karşı tarafa ilettiği anda yapılan anlaşma ve ibralar geçersiz olduğu kabul edilmiştir. CMK’nun 253. maddesi ile KTK’nun 111. maddesi birlikte değerlendirildiğinde CMK’nun tüm suçlarda ve haksız fiillerde uygulanacak bir hüküm iken KTK’nun 111. maddesinin trafik kazaları nedeniyle oluşan zararlar ile ilgili olup daha özel bir düzenleme olması ve trafik kazası nedeniyle sakat kalan yada desteğini kaybeden kişilerin mağduriyetini gidermeye yönelik olması nedeniyle KTK 111. maddesinin öncelikle uygulanması gerekecektir. Bu durumda uzlaşma raporunda hiçbir ödeme almadan, yaptığı uzlaşmanın maddi ve manevi haklarından mahrum edeceği, sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısına bir daha tazminat haklarını ileri süremeyeceği açıkça anlatılmadan yapılan uzlaşma raporunun davacının büyük bir hak kaybına neden olacağı bu durumun CMK'nun 253. maddesinde ki amacına uygun olmadığı gerekçesi ile itiraz hakem kararının esası hakkında temyiz incelemesi yapılması gerekirken uzlaşma raporu olmasına göre davanın reddi gerektiği yönünde ki çoğunluğun bozma kararma katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/640, K. 2023/3263, T. 09.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-640-e-2023-3263-k-cf4058e045ce