Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14135 E. 2025/9650 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14135
- Karar No
- 2025/9650
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/280 Esas, 2024/1784 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi,... köyü 113 ada 5 parsel, 113 ada 7 parsel, 113 ada 8 parsel ve 113 ada 9 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; bedelin mahkemece belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ve davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda, brüt gelirin 1/3 ünün işletme gideri hesabıyla yapılan seçenekli hesaplamayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazların net gelir hesabı yapılırken kanolanın münavebeye alınması kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların net gelir hesabında, münavebeli ürünlerin üretim giderleri düşük , verim miktarlarının ise yüksek alındığını, kapitalizasyon faiz oranının düşük, objektif değer artış oranının yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazlarda bulunan irtifak hakkı değer azalışının düşük hesaplandığını, arta kalan kısımdaki değer azalışının yüksek olduğunu ileri sürmüştür 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti raporunda dava konusu taşınmaz hakkında tespit edilen değerin oldukça düşük bulunduğunu, taşınmazın sulama imkanı bulunduğundan sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporda değerlendirmeye esas alınan ürünlerin verim ve birim fiyatlarının hatalı hesaplandığını, üretim masraflarının yerleşik Yargıtay kararlarına göre brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını m² fiyatı tespit edilirken değer artışı için belirlenen %190 oranının çok düşük olduğunu en azından % 300 objektif değer artışı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanunu'nun değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranlarının taşınmazların nitelikleri ve konumlarına uygun düştüğü, değerlendirmeye alınan ürün verilerinin resmi veriler ile uyumlu olduğu, taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan kısımları için belirlenen değer azalış oranlarında bu kısımların yüzölçümleri ve geometrik durumlarına, taşınmazlar üzerinde bulunan irtifaklar için taşınmazların niteliği, yüzölçümleri, enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak tespit edilen değer düşüklüğü oranlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın hüküm kısmının 2-b) bendinde acele kamulaştırma dosyalarında belirlenen bedel toplamı 459.328,36 TL yerine 459.032,93 TL olarak yazılmış ise de fark bedelin doğru belirtildiği ve bu durumda anılan yanlışlığın maddi hatadan ibaret olduğu, Mahkemesince her zaman giderilebileceği anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesi yerindedir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.