Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14096 E. 2025/9960 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14096
Karar No
2025/9960
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/641 Esas, 2024/2299 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1979 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... ... köyü 136 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, müvekkilinin maliki olduğu bölgeye 1991 yılında imar uygulaması yapıldığını, bu uygulamanın sonucunda müvekkiline ne bir tapu ne de bedel ödemesi yapılmadığını, ... 136 parselde, ... Belediyesinin 12.11.1991 tarih ve 1991/736 sayılı Encümen Kararı ile imar uygulaması yapıldığını, yapılan uygulama ile müvekkiline ait 188,63 m² olan hissesinden 59,03 m² düzenleme ortaklık payı kesilerek 129,61 m² yer verilmesi gerekirken 1047 ada 22 parselde 155,85 m² yer verildiğini, fazladan verilen 26,25 m² ipotek olarak işlendiğini, daha sonra, 1991/736 sayılı Encümen Kararlarında yapılan sehven hataların düzeltilmesi hususunda 26.08.1993 tarihli ve 1993/471 sayılı Encümen Kararı alınarak yapılan uygulama ile 136 parselde müvekkiline ait 188,63 m² olan hissesinden 59,03 m² düzenleme ortaklık payı kesilerek 129,61 m² yer verilmesi gerekirken 1047 ada 19 parselde 146,90 m² yer verilmiş olup fazladan verilen 17,30 m² ipotek olarak işlendiğini, Tapu kütüklerinden yapılan incelemelerde 26.08.1993 tarih ve 19931471sayılı Encümen Kararı ile yapılan imar uygulamasında Musa Kazdal'ın 1047 ada 19 parseldeki yerinin bedele dönüştüğünü ve müvekkil adına tescillenmesi için Tapu Müdürlüğüne gönderildiğini ancak tapu kütüklerine işlenmediğini, müvekkili tarafından 25.10.1993 tarihinde 1047 ada 19 parseli ...'dan satış işlemi ile güncel bedelini ödeyerek tescil edildiğinin görüldüğünü, ... Belediyesinin verdiği cevaptan tapu kayıtlarında hata olduğunun anlaşıldığını, müvekkiline ilgili imar uygulamasıyla 1047 ada 19 parselin verildiğini ancak bu taşınmazın müvekkili adına tescil edilmesi için tapu müdürlüğüne yazı yazılmasına rağmen tapu kayıtlarına işlenmediğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı, husumet ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı başlangıç tarihinin zararın doğduğu anın kesin olarak tespit edildiği tarih olduğunu, bu tarihin ise müvekkilinin 08.04.2021 tarihinde ... Belediyesinden almış olduğu cevap neticesince zararın kesin olarak doğduğu tarihi öğrendiği tarih olduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 1047 ada 19 nolu parsel sayılı taşınmaz 12.08.1992 tarihinde tapuya tescil edilmiş ve davacı tarafından 25 10.1993 tarihinde satın alma yoluyla iktisap edilmiş olup taşınmazın dava dışı ... adına tescil edildiği 12.08.1992 tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı hazine vekili tarafından süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 29.09.2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2014/6673 başvuru numaralı ve 25.07.2017 tarihli ... Kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (YHGK) 18.11.2009 tarihli 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararı dikkate alındığında 10.10.2009 tarihi itibarıyla oluşan iç hukuk yolundan yaklaşık 13 yıl sonra açılan davanın makul süre içerisinde açıldığının kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14096, K. 2025/9960, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-14096-e-2025-9960-k-3b0753077338