Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13444 E. 2025/11308 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13444
Karar No
2025/11308
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3003 Esas, 2024/1399 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/24 Esas, 2020/336 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... 2330 (yeni ... ada ....) parsel sayılı taşınmazın ...Devlet yolu kamulaştırma projesi sahasında kaldığından kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bedelinin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin 77.430,13 TL lik kısmı vadeli hesaba aktarılıp kesinleşme tarihine kadar nemalandırılacağından davalı tarafın herhangi bir kaybı olmayacağını, ülkemizde yaşanan ekonomik koşullar nedeniyle faizlerin yüksek olduğu da dikkate alındığında müvekkil idarenin dolayısıyla kamunun zararı doğacağını, bu kamulaştırma nedeniyle davalıların zenginleşmesinin söz konusu olacağını, bu nedenle bedelin bir kısmının vadeli hesaba aktarılmasına karar verilmişken ayrıca tamamına yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun teknik ve hukuki yönden hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda gerekli nitelikler dikkate alınmadan hiçbir bilimsel araştırmaya dayanmaksızın ve bölgede yapılan gerçek satışlar incelenmeksizin kapitalizasyon faizinin %4 olarak belirlendiğini, en az %5 olarak tespit edilmesi gerektiğini, objektif değer artışından söz edilebilmesi için taşınmazın tarım dışı yatırımlara da uygunluk arz etmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz bu özelliği taşımadığından objektif değer artışı eklemesi yapılamayacağını, dava konusu taşınmaz için %100 oranında objektif değer ilavesi yapılmasını gerektirecek hiçbir unsur bulunmadığını, arazilerin yol kenarında oluşu, pazar ve yerleşim yerlerine yakınlığı gibi unsurların objektif değer artışı değil kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde kullanılan unsurlar olduğunu, bu durumun mükerrer ödeme yapılmasına neden olacağını belirterek yerel mahkeme kararının eksik inceleme sebebiyle kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesi, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu belirtilerek, her ne kadar mahkemece, hükmedilen kamulaştırma bedelinin ilk kararla birlikte davalıya ödenmesine karar verilen kısmı bakımından 4. ayın dolduğu tarih olan 03.07.2018 tarihinden ilk karar tarihine kadar, bakiye kısım için ise 03.07.2018 tarihinden ikinci karar tarihi olan 14.10.2020 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı şekilde hükmedilen bedele faiz işletilmesine yönelik herhangi bir karar verilmediği görülmüşse de davalının istinaf başvurusunda bulunmadığı, dolayısıyla davacı lehine bu yönde usulü kazanılmış hak oluştuğu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2024/1004 Esas, 2024/7034 karar sayılı kararı gereği faize ilişkin davalı tarafın her hangi bir istinaf başvurusunun bulunmaması nedeniyle bu hususun resen dikkate alınamayacağı hususları göz önünde bulundurularak bu husustaki yanlışlık eleştirilmekle yetinilmiş, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama aşamasındaki itirazlarını ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı ... ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı idare vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13444, K. 2025/11308, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13444-e-2025-11308-k-ae738bb06531