Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13305 E. 2025/10857 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13305
Karar No
2025/10857
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/639 Esas, 2024/1833 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/71 Esas, 2022/438 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine, kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Nilüfer ilçesi, ... Mahallesi 3532 ada 1 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissedar olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atıldığını, taşınmazın imar planında kamu alanında kaldığını belirterek belirlenecek tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdaki yolun müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, söz konusu alanda müvekkili belediye tarafından herhangi bir çalışma ve imalat yapılmadığını, dava konusu taşınmazda yer alan elektrik panosu ve aydınlatma direklerinin ... (...) Genel Müdürlüğü ait olduğunu, öncelikle davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafından müvekkili belediyeye uzlaşma talebinde bulunulmadığını, bu nedenle dava ön şartının gerçekleşmediğini, taşınmaz için talep edilen bedelin fahiş olduğunu, idari yargının görevli olduğunu, idarenin de taşınmazda paydaş olduğundan mülkiyet hakkı kapsamında taşınmazı kullanabileceğini, taşınmazın fiilen el atılmayan kısımlarının bedelinden müvekkili belediyenin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atmanın net belirlenmediğini, 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/80 Esas sayılı dosyada dava konusu taşınmazda elektrik panosu ve aydınlatma direkleri olduğunun belirtildiğini ve bunların ... a ait olduğunu, yine aynı taşınmazla ilgili 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/240 Esas sayılı dosya ile açılan davada m² fiyatının 2.300 TL belirlendiğini, mahkemece itirazlar dikkate alınmadan ek rapor alınmadan hüküm kurulduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline dair kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden, ilk derece mahkemesince karar ilam harcının maktu olarak belirlenmesi doğru olmadığı belirtilerek kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Bursa ili, Nilüfer ilçesi, ... Mahallesi 3532 ada 1 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13305, K. 2025/10857, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13305-e-2025-10857-k-cb0e6730641f