Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13282 E. 2025/11207 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13282
- Karar No
- 2025/11207
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/5056 Esas, 2024/3361 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/422 Esas, 2024/267 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Köyü ... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmazın tapudaki yüzölçümünün müvekkili taşınmazı satın alırken 270 metrekare olarak göründüğünü, ancak daha sonra taşınmazın yüzölçümünün 174.96 metrekare olduğunun anlaşıldığını, tapu kaydındaki hatanın 30.09.2014 tarihinde düzeltildiğini, daha sonra 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineye karşı İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/27 Esas, 2020/85 Karar sayılı dosyası ile dava açtıklarını, iş bu davanın 7 yılda sonuçlandığını ve kesinleştiğini, müvekkili lehine 57.000,00 TL anapara ve 44.580,00 TL yasal faize hükmedildiğini, bu meblağın 18.08.2023 tarihinde icra dairesine yatırıldığını, ancak taşınmazın değerinin 2023 yılı itibarıyla minimum 5.700.000,00 TL olduğunu, yaklaşık yüz katı değere ulaştığını, davalı Hazine tarafından davacının mülkiyet hakkı kapsamındaki alacağı enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiğinden müvekkiline şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiğini, yasal faiz ile karşılanmayacak ölçüde zarara uğratıldığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL munzam maddi zararın dava tarihinden itibaren amme alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece aleyhe olan kararlar nedeniyle yasal yolların tüketildiğini ve makul sürede ödeme yapıldığını, munzam zarar olmadığını, yasal koşulların oluşmadığını, davacının bir zararı varsa taşınmazı kendisine satan eski malike karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açması gerektiğini, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin açtığı tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın tahsili davasının 7 yılda sonuçlandığını, mülkiyet hakkı kapsamındaki alacağının enflasyon karşısında değerini yitirdiğini, faiz ile karşılanamayacak bir zarara uğradığını, taşınmazın dava tarihi ile ödeme tarihindeki bedelinin uzman bilirkişiler tarafından hesaplanması gerektiğini, ancak bu durumda gerçek zararının ortaya çıkacağını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı açısından munzam zarara hükmedilebilmesi için davacının (alacaklıların) zararının faizle karşılanamadığı ve bunun üstünde zararının oluştuğunun maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığından, munzam zarar talebinin bu gerekçe ile reddinin yerinde olduğu, davacının temerrüt faizini aşan bir zararının mevcut olduğunu kanıtlayamadığı, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşunun davacıyı ispat külfetinden kurtarmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle tazminat bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.