Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13152 E. 2025/9259 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13152
Karar No
2025/9259
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/908 Esas, 2024/2500 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 104 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan orman kadastrosu sonucunda dava konusu taşınmazın kısmen orman sınırları içine alındığını ve tapu kaydına şerh konulduğunu, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkillerinin uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının oluşmadığını, ormanların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacıya ait tapu kaydının yolsuz tescil niteliği taşıdığını ve hukuki değerinin bulunmadığını, müvekkili Hazinenin orman olan bu yer için tazminat ödemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.948,20 m²lik kısmının orman sınırı dışında kalmasına rağmen fiilen orman alanı olduğunu, bu kısmında bedeline hükmedilmesi gerektiğini, kendilerince bu kısmın da bedeline hükmedileceği düşünülerek ıslah miktarının 8.095.329,00 TL olarak belirlendiğini, bu bedel üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, dava tarihi ile bedelin ödendiği tarih arasında oluşacak olan enflasyon farkından kaynaklanan ve faizle karşılanamayan zararın da davalıdan tahsiline karar verilmesini, davalı taraf harçtan muaf olduğundan ıslah harcının tedbiren iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davaya konu işlem Orman Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğinden, müvekkili Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesini, ormanların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacılara ait tapu kaydının yolsuz tescil niteliği taşıdığını ve hukuki değerinin bulunmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, belirlenen tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen kısım yönünden müvekkili Hazine lehine eksik vekâlet ücreti hesaplandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarına göre bilirkişi krokisinde (C) harfi ile gösterilen 898,36 m²lik kısmı ile (D) harfi ile gösterilen 151,71 m²lik kısımlarının kesinleşen orman tahdidi içinde bulunduğu ve bu kısımların orman niteliğinde olduğu, (A) harfi ile gösterilen kısmının ise tahdit dışında bulunduğu, taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığının kesinleşen harita ve tutanakları göre belirleneceği, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın (C) ve (D) harfi ile gösterilen kısımlarının orman niteliğinde olduğu tespit edilerek ve dava tarihi itibari ile arsa niteliğinde olduğu ve kamulaştırma dosyasındaki bilirkişi raporları ile emsal satış yöntemine göre dava konusu taşınmazın değerinin takdir edildiği, takdir edilen 2.700,00 TL/m² bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davacı adına kayıtlı dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 104 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan orman sınırlandırma çalışmalarında dava konusu taşınmazın harita bilirkişisinin krokisinde (C) ve (D) harfleri ile sınırları gösterilen toplam 1.050,07 m²lik kısmının orman sınırlarına alındığı ve orman tahdit sınırları kapsamında kaldığının kesinleşmesiyle taşınmazın tapu kaydına orman olduğu şerhinin 22.10.2014 tarihinde konulduğu anlaşılmaktadır. 3. Dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının toplam 1.050,07 m²lik kısmının iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesine karar verilmesi yerindedir. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 6.281,73 m²lik kısmının Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılması kapsamında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/182 Esas, 2021/392 Karar sayılı dosyasında görülen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, taşınmazın orman tahdit sınırı içinde kalan 1.050,07 m²lik kısmı da dahil olmak üzere arta kalan kısmı için %15 oranında değer azalışı bedeline hükmedildiği anlaşıldığından, orman tahdit sınırında kalan ve bedeline hükmedilen 1.050,07 m²lik kısma ilişkin uygulanan %15 oranındaki değer azalışının hükmedilen bedelden mahsup edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13152, K. 2025/9259, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13152-e-2025-9259-k-44d765556249