Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13070 E. 2025/10925 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13070
- Karar No
- 2025/10925
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1232 Esas, 2024/1730 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Sarıkamış 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/337 Esas, 2024/15 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... köyü 143 ada 19 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ve taşınmazın baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16 ncı maddesinin (C) ben uyarınca tapudan terkini ile davacı Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının birçok noktadan usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz hakkında verilen kararda taşınmazın değeri tespit edilirken gerek keşif ve gerekse bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirme yapıldığı ve itirazların dikkate alınmadığı, bedel tespitinde objektif değer artışı uygulanmadığını, taşınmazın bulunduğu konum gereğince Kars-Erzurum, Erzurum-Iğdır yol güzergahında olan kavşak bir köy konumunda olduğunu, gayrımenkul değerlendirme uzmanı emsal araştırması yapılmadığını beyan ederek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arazi niteliğindeki taşınmaza ekilebilir ürüne göre gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla, dosyaya getirilen resmi veriler esas alınarak net gelirin tespit edilmesinde, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğunun kabulü ile taşınmazın niteliğine uygun olarak kapitalizasyon faiz oranının %4 tespit edilerek taşınmazın m² birim fiyatının hesaplanmasında, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaş, cins ve verim durumuna göre maktu değerlerinin belirlenerek zemin bedeline eklenmek suretiyle kamulaştırma bedeline hükmedilmesinde, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama uygulaması sitesinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın bulunduğu konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alındığında objektif değer artışı uygulanmamasında, bir isabetsizlik görülmediği, ancak; İlk derece karar tarihinden sonra, 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5.maddesiyle değiştirilen 10.maddesine 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun'un 6.maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının "Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmünün iptaline dair 01/08/2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5/4/2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile bu kararın gerekçesinde ayrıca kamulaştırılan taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi ve Anayasa'nın "Kamulaştırma" başlıklı 46.maddesinin son fıkrasında düzenlenen "...Herhangi bir şekilde ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır" hükmü gereğince tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi hususunun gözetilmesi gerektiği belirtilerek; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş bu davanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce açıldığını ve karara çıktığını, bu nedenle Anayasa Mahkemesi kararını geriye yürüterek hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın sulu tarım arazisi kabul edilmesi hususu ve münavebe ürünlerinin yanlış belirlendiğini, ayrıca kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışının fazla uygulanarak taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arazi niteliğindeki Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... köyü 143 ada 19 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3.Adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline ve taşınmazın baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle 3402 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin (C) bendi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5.01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının (III-3.) bendinin 4. paragrafı ve devamında yer alan "dava tarihi 21/06/2016 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 09/03/2017 tarihine kadar, son karar ile ortaya çıkan fark bedeli olan 84.915,80-TL'nin dava tarihi olan 21.06.2016 tarihinden İlk Derece Mahkemesi son karar tarihi olan 09/01/2024 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda işleyecek faizi ile birlikte" cümlesinin çıkarılarak yerine "2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrası olan 22/10/2016 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 09/03/2017 tarihine kadar, son karar ile ortaya çıkan fark bedeli olan 84.915,80-TL'nin davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrası olan 22/10/2016 tarihinden İlk Derece Mahkemesi son karar tarihi olan 09/01/2024 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.