Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12706 E. 2025/10704 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12706
Karar No
2025/10704
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3029 Esas, 2024/1509 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/175 Esas, 2022/245 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 682 ada 4,5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma kararına dayanak raporda taşınmazlara ait ekonomik değer oluşturan ağaçların değerlendirmeye alınmadığını, parseller üzerinde çok sayıda ağaç mevcut olduğunu, müvekkilinin ... Kaymakamlığı ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 14.11.2017 tarihinde (bilirkişi raporundan 50 gün sonra hazırlanan) raporda 682 ada 4,5 ve 6 numaralı parseller üzerinde yaşları 35 seneye kadar varan çok sayıda ağacın varlığının tespit edildiğini, acele kamulaştırma kararındaki belirlenen somut emsal ve bu emsal üzerinde yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu bu nedenle kamulaştırma bedelinin ciddi derecede düşük belirlendiğini, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde yapı değerinin muhtesat bedellerinin hesaplanmasında belirttikleri itirazların göz önüne alınmasını ve kıymet takdirinin buna göre hesaplanmasını, Yargıtay kararlarına göre ürün değerinin değerlendirmede göz önüne alınmasını, değer kayıp orantısının yeniden takdir edilmesini, diğer hususlar hakkındaki itirazlarının saklı tutulmasına talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların gerektiği gibi değerlendirilmeyerek açıkça arazi vasfında olan taşınmazın arsa vasfında değerlendirildiği için hükmün bozulmasının ve fazla yatırılan kamulaştırma bedelinin iadesine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranlamanın yapılmadığını, dava konusu taşınmazın niteliklerinin, bulunduğu konumu gibi özelliklerinin, emsal alınan taşınmazdan üstün ve eksik yönlerinin kıyaslanarak değer tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunun bu hususlar gözetilmeden karar esas alındığını belirterek, yerel mahkeme kararının bedel yüksekliği, taşınmazın vasfının hatalı bir şekilde arsa olarak tespiti sebebiyle kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak itirazları göz önünde bulundurularak davanın kabulüne, müvekkili idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun kanuna ve Yargıtay uygulamasına aykırı olduğunu, kaldırma kararı sonrası devam eden yargılamada alınan bilirkişi raporunda belirlenen emsal taşınmazların Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen nitelikte olmadığını, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak esas alınan taşınmazlardan olan ... Mahallesi 96 parsel numaralı taşınmazın tarla niteliğinde olduğunu, buna karşın dava konusu taşınmazın ise arsa niteliğinde olduğunu, kendisinden nitelik olarak farklı ve her bakımdan daha değersiz bir taşınmazla kıyaslanarak değer tespit edilmesinin kanuna uygun olmadığını, objektif kriterlere dayanmadan denetime elverişli olmayan bir değerlendirme ile arsa değeri belirlendiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen toplam yapı değerinin daha önce kaldırılan karara dayanak olan kök ve ek bilirkişi raporlarında tespit edilen yapı değerinin de altında tespit edildiğini, gerekçeli kararda faiz başlangıç ve bitiş tarihleri yönünden hatalı karar verildiğini, 01.06.2021 tarihli talep ve 23.11.2021 tarihli nema ve faiz ödemesi yapılmadığına ilişkin beyan dilekçelerimize rağmen ilk karar ile ödenen bedel ile kaldırma kararı sonrası tespit edilen fark bedele ilişkin Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlük tarihine kadar olan dönem için işleyecek nema yönünden gerekçeli kararda bahse konu nema bedelinin idareden tahsiline ilişkin bir hüküm tesis edilmemesinin yasaya aykırı olduğunu beyan ederek hükmün bu nedenle kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapması ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirterek 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin (g) bendi çerçevesinde her iki emsal taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri. 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12706, K. 2025/10704, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12706-e-2025-10704-k-63ea05043397