Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12651 E. 2025/11266 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12651
Karar No
2025/11266
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/136 Esas, 2022/116 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... ... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP .... ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.09.2013 tarihli ve 2011/417 Esas, 2013/456 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım .... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak zeminine değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, bu nedenle davacı idare ve bir kısım davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların dava yılına ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Yapı Yaklaşık Birim Maliyetlerine ilişkin tebliğine ilişkin cetvele göre sınıflarının belirlenip, yıpranma oranları da düşülerek değerlendirme yapılması gerektiği hâlde belirtilen esaslara uyulmadan hesaplama yapılması, taşınmaz üzerindeki ağaçların yaş ve cinslerine göre 2011 yılı itibarıyla rayiç fiyatlarını gösterir listenin Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmemiş olması ve dava konusu taşınmazın tapu kaydında 355, 356, 357, 358 ve 359 parsellerin lehine bulunan geçit hakkı şerhinin taşınmazda meydana getireceği değer düşüklüğü yönünden bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, bu yönteme uyulmadan hesaplama yapan rapora göre karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı idare ve ..... ... vd. vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; dosya içindeki 04.06.2013 tarihli ek bilirkişi heyeti raporunda dava konusu taşınmaz ile emsalin eksik ve üstün yönlerinin karşılaştırılması sonucu emsalin dava konusu taşınmazdan %45 daha değerli olduğu kabul edildiği ve bu orana göre taşınmazın metrekare birim fiyatının 157,77 TL olması gerektiği halde maddi hata sonucu 125,82 TL/m² birim fiyatı esas alınarak aza hükmedilmesinin hatalı olduğu hususunun da bozma kararına eklenmek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararına uygun karar verilmediğini, bir kısım davalılar tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmadığı hâlde, bu davalılar yönünden de yukarıdaki bozma kararına göre karar verilerek bedel artırımına karar verilmesinin hatalı olduğunu, karara dayanak alınan 22.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda bozma kararına aykırı olarak geçit hakkı şerhinin değer düşüklüğüne neden olmayacağının belirtildiğini, ağaç bedellerinin yüksek belirlendiğini, yapı bedellerinin yüksek tespit edildiğini, yapı sınıflarının ve yıpranma paylarının hatalı belirlendiğini, faiz başlangıç ve bitiş tarihlerinin kararda hatalı gösterildiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı idare vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Dairemizin 17.09.2018 tarihli ve 2017/1909 Esas, 2018/14294 Karar sayılı kararına karşı davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... karar düzeltme yoluna başvurmadığı hâlde, davacı idare yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlâl edilerek bozma sonrası adı geçen davalılar yararına fazla bedel tespiti doğru görülmemiştir. 5. Bozma öncesi hükmedilen bedele ilk karar tarihine, fark bedele ise son karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) (2-d) numaralı bendinde yer alan “85.787,43” sayısının çıkartılması, yerine “73.597,21” sayısının yazılması, b) (2-d) bendinde yer alan ... , ..., ..., ... ve ... için hükmedilen “10.723,42” sayısının çıkartılması, yerlerine “8.285,39” sayısının yazılması, c) (2-d) bendinin son paragrafında yer alan “457.533,00” sayısının çıkartılması, yerine “445.342,76” sayısının yazılması, d) (6-e), (6-h), (6-ı), (6-i) ve (6-j) bentlerinde yer alan “10.723,42” sayısının çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı “8.285,39” sayısının yazılması, e) (6-e), (6-h), (6-ı), (6-i) ve (6-j) bentlerinde yer alan “12.296,91” sayısının çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı “9.858,88” sayısının yazılması, f) (7) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine “İlk karar ile hükmedilen 381.513,64 TL bedele dava tarihinden 4 ay sonrası olan 30.01.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 16.09.2013 tarihine, fark 103.044,45 TL’ye ise 30.01.2012 tarihinden son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, işleyen faizin tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde davacı idareden alınıp davalılara ödenmesine” ibaresinin yazılması, g) (8) numaralı bentte yer alan “484.558,09” sayısının çıkartılması, yerine “472.367,77” sayısının yazılması, h) Ayrı bir bendi olarak “Davacı idare tarafından fazladan depo edilen 12.190,24 TL’nin .... ... ...., ..., ..., ... ve ...’dan alınarak davacı idareye verilmesi” ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12651, K. 2025/11266, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12651-e-2025-11266-k-a7e08bb23432