Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/109 E. 2025/11303 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/109
- Karar No
- 2025/11303
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/126 Esas, 2020/304 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Beldesi... Mahallesi .... ada 14 parsel sayılı taşınmazda 2710,26 m² daimi irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemece 11.03.2013 tarihli ve 2012/79 Esas, 2013/98 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.03.2013 tarihli ve 2012/79 Esas, 2013/98 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; emsal taşınmazın bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği gibi bir satışının olmadığı anlaşıldığından; emsal alınan taşınmazın, dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde geçerli bir emsal olmadığı gözetilerek; mahkemece tarafların bildireceği ya da resen bulunacak emsal taşınmazlara ait tapu kayıtları getirtilip bunlara göre inceleme yapan bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine ve dava konusu taşınmazın üzerinde irtifak hakkı tesisine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek tespit edildiğini, emsalin uygun emsal olmadığını, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu, bilirkişi raporunun soyut ifadelerle hazırlandığını, değer düşüklüğü oranının fazla belirlendiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattının güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılıklarının tespit edilerek davalı tarafa ödenmesine ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Mahkemece ilk kararla tespit edilen bedelin 74.074,00 TL, son kararla tespit edilen bedeli ise 67.340,00 TL olduğu, acele el koyma dosyasında proje kapsamında toplu bloke esnasında 8347,68 TL bedelin bloke edildiği her ne kadar acele el koyma dosyasında ...'ün hesap numarası olmadığından hesap açılamadığı belirtilmişse de ilk karardan sonra ödemenin yapıldığı Dairemiz geri çevirme kararından sonra dosyaya giren evraktan anlaşılmış olmakla; tespit edilen bedelden acele el koyma bedeli mahsup edildikten sonra bakiye 58.992,33 TL'ye 20.05.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 11.03.2013 tarihine kadar faiz işletilmesi ve idarece fazla bloke edilen 6.734,00 TL' nin davalılar tarafından bankadan çekilmiş olması halinde çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile çekilmemişse varsa işlemiş nemaları ile iadesine karar verilmesi gerekirken acele el koyma bedeli mahsup edilmeksizin tüm bedele faiz işletilmesi ve iade hükmünün varsa işlemiş nemaları kapsamaksızın kurulması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan ''67.340,00 TL’ye ''ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine ''67.340,00 TL’den acele el koyma dosyasında bloke edilen 8.347,68 TL mahsup edildikten sonra bakiye 58.992,32 TL’ye'' ibaresinin yazılması, (5) numaralı bendinde yer alan ''daha önceden davalılara ödenmiş olması halinde davalılardan alınarak davacıya verilmesine'' ibaresinin hükümden çıkartıması yerine ''davalılar tarafından bankadan çekilmiş olması halinde çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile çekilmemişse varsa işlemiş nemaları ile iadesine'' ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.