Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12628 E. 2025/11309 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12628
Karar No
2025/11309
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1341 Esas, 2024/1364 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/421 Esas, 2022/454 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ..., Mahallesi ... ada 27 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu itibarıyla oldukça değerli olduğunu, idarece kıymet takdirinde düşük bedel belirlendiğini, emsal karşılaştırması yapılarak bedelin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, yargılamanın uzamasında müvekkili kuruma atfedilecek bir kusur olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili kurumun kendisini vekille temsil ettirdiğini ve davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu ve itirazlarının değerlendirilmediğini, fahiş kamulaştırma bedelinin belirlendiğini, münavebe ürünlerinin satış fiyatlarının olduğundan yüksek gösterilerek net gelirin yüksek çıkmasına sebep olunduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hesaplanmasında dikkate alınan faktörlerin bilirkişi raporunda objektif değer artışı kapsamında tekrar değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının eksik inceleme sebebiyle kaldırılmasını, müvekkil idare lehine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın 1/25.000 ölçekli ... planında diğer tarım alanında ve.... Karayolu üzerinde kaldığı, belediye yetkisindeki tüm hizmetlerden yararlandığı, yerleşim yerine 719 m mesafede bulunduğu anlaşılmış, aynı bölgeden Dairelerine intikal edip incelenen dava dosyaları ve parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan değerlendirmede de arazi vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (Emsal; Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2019/4093 Esas, 2019/20083 Karar sayılı kararı) Buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizinin ve objektif değer artış oranının yerinde olduğu, her ne kadar değerleme yılı olan 2021 yılı resmi ve kesin verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip, bilirkişi raporu denetlenerek, sonuca göre karar verilmesi gerekirken, 2020 yılı verileri dosya arasına alındıktan sonra denetimi mümkün olmayacak şekilde düzenlenen rapor esas alınmak sureti ile hüküm kurulması isabetsiz ise de bu eksikliğin istinaf aşamasında Dairelerince giderilerek 2021 yılı kesin verilerinin dosyaya kazandırıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınarak değer biçildiği, 2021 yılı itibarıyla belirlenen 228,40 TL/m² birim fiyatının uygun olduğu belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Her ne kadar münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmî ve kesin verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek, il verisi alındığında ise gerekçesi açıklanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirse ve doğru verilerin alındığı yanılgılı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilmişse de dosya arasında kesin ve ayrıntılı fiyat ve masrafları içeren İlçe verilerine rastlanmamıştır Buna karşı kıymet takdirinde idarenin belirlediği bedel ve temyize gelenin sıfatı gözetildiğinde bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12628, K. 2025/11309, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12628-e-2025-11309-k-b731928b7c0b