Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12560 E. 2025/9387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12560
- Karar No
- 2025/9387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/634 Esas, 2024/194 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... ... 7122 ada 7 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından kamulaştırma kararına istinaden müvekkillere bedel teklif edilmişse de bu bedeli taşınmazın gerçek değerinin altında olması nedeniyle kabul etmediklerini, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/185 Esas sayılı dosyasının celbi ile dava konusu taşınmazın bedel tespitinde emsal olarak alınmasını talep ettiklerini, davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, bilirkişi kök ve ek raporlarına karşı itirazları karşılanmadan denetime elverişli olmayan bilirkişi raporları üzerinden hüküm kurulduğunu, dava tarihine yakın tarihlerde, dava konusu parsele komşu parsellerdeki kamulaştırma bedelleri incelenecek olursa bilirkişi raporunda belirlenen değerin fahiş olduğunu, bilirkişilerce somut emsal olarak alınan ve yerel mahkemece kabul edilen ... 166 ada 4 parsel,... 141 ada 23 parsel dava konusu taşınmaza emsal olarak alınmaması gerektiğini, mukayese kriterleri tablosundaki oranlamanın tamamen hatalı ve çelişkili olduğunu, bilirkişilerin yüksek değer tespitine ulaşmak için yaptıkları değerlendirmenin kamulaştırma değer tespiti esaslarına aykırı olduğunu, davalı tarafından süresi içerisinde muhdesatlara ilişkin maddi hataların düzeltilmesi davası açılmadığını, dolayısıyla bilirkişilerce davalılardan ikisine ait olduğu iddia edilen muhdesatlara ilişkin değer biçilmesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın etrafındaki tüm hizmetlerin kamulaştırma yoluyla oluştuğunu, dolayısıyla 2942 sayılı Kanun uyarınca bunların sebep olacağı değer artışının dikkate alınmayacağını, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarına dayanarak kurulan yerel mahkeme hükmünün hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf incelemesi neticesinde tescile ilişkin kısım kesin olmak üzere, usul ve kanuna aykırı yerel mahkeme kararının kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal alınan taşınmazın satış tarihi dava tarihine oldukça uzak olduğunu, dava konusu taşınmazla emsal alınan taşınmazların yüzölçümleri arasında oldukça fazla fark bulunduğunu, dava konusu taşınmaz oldukça değerli bir bölgede olduğunu, dava konusu taşınmazın gerçek bedeli ele alınan değerin çok üzerinde olduğunu, irtifak hakkından kaynaklı hesap edilen değer düşüklüğünün de oldukça fahiş olduğunu belirterek çalışılan ve resen görülecek nedenlerle eksik incelemeye tabii ve hakkaniyete aykırı sonuçlar içeren iş bu yerel mahkeme kararın ortadan kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin doğru olduğu, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, belirlenen bedelin aynı bölgeden gelen dava dosyalardaki birim değerler ile uyumlu olduğu belirterek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi uygundur. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinafta ileri sürülmeyen hususların da temyiz de edilemeyeceği de dikkate alınarak temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.