Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12105 E. 2025/10935 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12105
Karar No
2025/10935
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1042 Esas, 2024/1623 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sarayköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/76 Esas, 2023/30 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Denizli ili, ..., ... Mahallesi 1183 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat ve ecrimisil isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; ...-... otoyolu güzergahında bulunan taşınmazların yol inşaat ve emniyet sahası ile yol inşaatının hizmetinde ihtiyaç duyulacak olan şantiye sahası, yol bakım hizmetleri, malzeme ocak sahası, plent, döküm sahası ve benzeri sahaların tesisi amacı ile acele el koyma yöntemiyle yapılmasına karar verildiğini Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/389 D.İş numaralı acele kamulaştırma davası açıldığını, bedelin yatırıldığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda acele kamulaştırma kararı ile bedeller ödendikten sonra parsel maliklerinden muvafakat alınarak yol yapımına başlandığını, kamulaştırma sürecinin başladığını ve devam ettiğini, ortada herhangi bir el atmanın söz konusu olmadığını, davanın kısmen kabul kısmen red olmasına rağmen idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma olmaksızın fiilen el atıldığı, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, net gelir hesabının değerlendirme tarihi olan 2021 yılı İlçe Tarım Müdürlüğü verileri kullanılmak suretiyle yapılmasının yerinde olduğu, münavebe deseninin o yörede yaygın olarak yetişen birinci yıl buğday ve yan ürün saman, ikinci yıl silajlık mısır, üçüncü yıl pamuk olmak üzere üç yılda üç ürün şeklinde yapılmasının yerinde olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın 2021 yılı m² birim fiyatının 50,83 TL olarak tespitinin yerinde olduğu, ecrimisil hesabının dava konusu taşınmazın arazi vasfında olması göz önünde bulundurularak net gelir yöntemine göre yapılmasının yerinde olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan zirai muhtesatın 2021 yılı İlçe Tarım Müdürlüğü verilerine uygun şekilde maktuen değerinin tespit edilip kamulaştırma bedeline eklenmesinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasından kaynaklanan ve o günkü malikine ödenen bedelin tazminat bedelinden düşülmesinin yerinde olduğu, 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin açılan eldeki davanın kısmen reddedilmesi halinde dahi davacıların yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması mümkün olmadığından, davanın reddedilen kısmı yönünden davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu görülmekle; davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Denizli ili, ..., ... Mahallesi 1183 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak taşınmaza değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12105, K. 2025/10935, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12105-e-2025-10935-k-239090ac6ea7