Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11937 E. 2025/12475 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11937
- Karar No
- 2025/12475
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/65 Esas, 2023/228 Karar KARAR: Kabul
Taraflar arasında görülen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalılar ... vd. vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalılar ... vd. vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare ve diğer davalılar duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Erzurum ili, İspir ilçesi, ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın 9.930,93 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiş, 17.12.2013 havale tarihli dilekçesinde ise taşınmazın tamamının kamulaştırılmasını istediklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın tamamının kamulaştırılmasını ve gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.06.2014 tarihli ve 2013/251 Esas, 2014/296 Karar sayılı kararı ile davanın, davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal olarak alınan taşınmazlar dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalleden çok daha farklı bir mahallede olduğu gibi çok daha küçük yüzölçümlü olduklarından ve dava konusu taşınmaz ile emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Taktir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas metrekare değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmazın 3 74... parsel sayılı taşınmazdan 1,80 kat daha değersiz, 1 49... parsel sayılı emsalden 2,5, 3 73... parsel sayılı emsalden ise 6,5 kat daha değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca emsallerin tamamının dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edildiğinden, ayrıca aynı amaçla kamulaştırılan ve Dairemiz denetiminden geçen 1 02... parsel sayılı taşınmaza ait dava dosyasında düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda işbu dava dosyasında bilirkişi kurulunca emsal olarak alınan bu taşınmaz satışlarının uygun emsal olamayacağının kabul edildiği de dikkate alındığında, rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B.Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 20.10.2020 tarihli ve 2017/593 Esas, 2020/336 Karar sayılı kararı ile davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki Erzurum ili, İspir ilçesi, ... Mahalle, 1 02... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen 4329 m²lik kısmın da kamulaştırılması davacı ... Genel Müdürlüğü vekilince 17.12.2013 tarihli dilekçe ile talep edildiğinden, söz konusu bölümün kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı araştırılarak kamulaştırılmamış ise bedeline hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin değer azalışına hükmedilmesi ile yetinilmesi doğru görülmediğinden, davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; duruşma talebinin dinlenmemesi gerektiğini, emsal alınan kararların güçlü delil niteliklerinin bulunmadığını, emsal değerlendirmelerinin afaki olduğunu, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 60,00 TL/m² birim bedelinin bozmaya aykırı olduğunu, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, güçlü delil niteliğindeki 85.00 TL/m² birim değeri ile çelişkinin söz konusu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekmekte ise de davacı idare vekilinin faize ilişkin temyiz itirazı bulunmadığından ve faizin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Mahkemece ikinci kararda 75.00 TL/m² birim bedeli hükme esas alınarak, bu metrekare birim bedeli üzerinden kamulaştırma bedelinin tespit edildiği, kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatında bir isabetsizlik görülmediği belirtildikten sonra taşınmazın tamamın kamulaştırılması gerektiği hâlde, değer azalışına hükmedilmesi doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmış olup, bu durumda bozma öncesi tespit edilen 75.00 TL/m² birim bedelin Dairemizce uygun bulunarak kesinleştiği ve davalılar lehine usuli kazanılmış hak olduğu gözetilmeksizin bozma sonrası taşınmaz bedelinin 60.00 TL/m² birim bedeli üzerinden hesaplanması doğru görülmemiştir.
5. Dava konusu taşınmaz ... Mahalle Mahallesinde bulunmasına rağmen, hüküm fıkrasında taşınmazın bulunduğu mahallenin ... Mahalle olarak yazılması doğru olmadığı gibi taşınmazın tapu kaydında yer alan takyidatların hüküm altına alınan bedele yansıtılmaması kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ve kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, Mahkeme kararının hüküm fıkrasının a) (1) numaralı bendinin (b) harfli alt bendinde yer alan “30/11/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda kamulaştırma bedelinin 935.236,20-TL” ibaresinin çıkartılması, yerine “kamulaştırma bedelinin 1.169.045,20 TL” ibaresinin yazılması,
b) (2) numaralı bendinin (c) ve (d) harfli alt bentlerinin ve (c) harfli alt bendinin tashih şerhinin tamamen çıkartılması, hüküm fıkrasına (c) harfli alt bendi olarak “Kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, önceki kararlar gereğince ödeme yapılmamış ise mükerrer ödemeye mahal verilmeden, tespit edilen kamulaştırma bedelinden, acele kamulaştırma dosyasında belirlenmiş olan bedelin çıkartılması ile bulunan ve davalı idarece bloke edilmiş olan 374.570,80 TL fark bedelin varsa işlemiş faizi ile birlikte davalılara payları oranında ödenmesine, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, 374.570,80 TL fark bedele dava tarihi olan 08.07.2013 tarihinden ilk karar tarihi olan 24.06.2014 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesine ve davalılara hisseleri oranında ödenmesine, (tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla)” ibaresinin yazılması,
c) (1) numaralı bendin (a) harfli alt bendinde yer alan “Mahalle” kelimesinden sonra gelmek üzere “Mahallesi” kelimesinin eklenmesi, d) Hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “Tapu kaydında yer alan takyidatların hüküm altına alınan bedele yansıtılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Bir kısım davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak bir kısım davalılara ödenmesine, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.