Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12665 E. 2025/13242 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12665
Karar No
2025/13242
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/3 Esas, 2023/91 Karar KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... ve davalılar vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 1345 parsel sayılı taşınmazın 67.201.54 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespitine, kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele el koyma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın metrekare birim bedelinin düşük hesaplandığını, taşınmazın oldukça değerli ve verimi yüksek bir taşınmaz olduğunu, yeniden yapılacak keşif sırasında alınacak bilirkişi raporlarına göre taşınmazın bedelinin tespit dosyasında belirlenen bedelden daha yüksek olması halinde aradaki farkın davacıdan alınarak davalıya verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.03.2016 tarihli ve 2014/1355 Esas, 2016/389 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.03.2016 tarihli ve 2014/1355 Esas, 2016/389 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişi krokisinde (C) harfi ile gösterilen 106.116,17 m²lik kısmın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik güzergahı dikkate alındığında bu bölümde değer kaybı olamayacağı düşünülmeden bu kısımda değer kaybı olduğu kabul edilmek suretiyle fazla bedel tespiti, dava konusu taşınmazın konumu bilirkişi raporunda belirlenen özellikleri dikkate alınarak tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun %150 oranında olacağı gözetilmeden, daha yüksek objektif değer artış oranı kabul eden bilirkişi raporuna göre fazla bedel tespiti, bedeline hükmedilen taşınmazın davacı idare yerine Hazine adına tesciline karar verilmesi, acele kamulaştırma dosyasının denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulmaması doğru olmadığı gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idareleri tarafından fazla bloke edilen bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğu halde sulu kabul edilerek değer biçildiğini, sulama durumunun yeterince araştırılmadığını, objektif değer artış oranının yüksek alındığını, taşınmazın değerini doğrudan etkileyen hususların hatalı değerlendirildiğini, raporlar arasında çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın oldukça iyi bir konumda olduğunu, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini, yakın konumdaki taşınmaza %200 objektif değer artış oranı uygulandığını, demiryollarının arazileri iki parçaya bölmesi, geometrik şeklini bozması ve arazilere ulaşımı zorlaştırması sebebiyle değer düşürmesinin yanı sıra, zirai işleyiş açısından da sıkıntı oluşturduğunu dolayısıyla arta kalan alanda değer azalışı meydana geldiğini, taşınmazdan demir yolu geçmesi sebebiyle sulama yapılamadığını, taşınmazlar önceden sulu iken kuru haline geldiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Davacı idare tarafından fazla bloke edilen bedelin davalı tarafından bankadan çekilmişse çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş nemaları ile davalıdan alınarak davacıya iadesine, çekilmemişse işlemiş nemalarıyla birlikte davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, iadeye ilişkin hükmün bedelin davacılar tarafından çekildiği kabulü ve nemalara değinilmemesi nedeniyle hatalı kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "davalı ...ile davalı ...’dan tapudaki hisseleri oranında alınarak davacıya ödenmesine," ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "davalılar tarafından bankadan çekilmişse çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş nemaları ile davalılardan alınarak davacıya iadesine, çekilmemişse işlemiş nemalarıyla birlikte davacıya iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı idareye ödenmesine, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12665, K. 2025/13242, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12665-e-2025-13242-k-099a95eca08e