Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11830 E. 2025/9096 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11830
Karar No
2025/9096
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3396 Esas, 2024/151 Karar KARAR : Kabul/ Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin karşı davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl davada davacı-karşı davada davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi ... köyü, Arılık altı mevkiinde kain 83 parsel sayılı taşınmaz üzerinden 154 KV ... nakil hattının geçtiğini, takdir komisyonunca yapılan keşif sonucunda 83 sayılı parselin 1442,30 m²lik kısmı üzerinden kurulacak irtifak hakkı için toplamda 865.380.000 TL tespit edildiğini, davalı malik adına bu bedelin ... Bankası ... 21.06.1999 tarihinde yatırıldığını, noterlik vasıtasıyla usulüne uygun tebliğ edildiğini, 30 günlük süre içerisinde dava açılmadığını, ferağ için başvuru olmadığını belirterek dava konusu taşınmazın irtifak hakkının, 2942 sayılı Kanun'un o dönem yürürlükte olan mülga 17 nci maddesi gereğince davacı idare adına tapuya tescilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Karşı davanın davacıları ..., ..., ..., ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davalılara tebligat yapılmadığını, davalılara yapılan tebligatların iade döndüğünü, usulüne uygun tebligat işleminin gerçekleşmediğini, bedelin ödendiğine ilişkin delil mevcut olmadığını, kamulaştırma bedeli ödenmeden tapu tescili işleminin yapılamayacağını, belirsiz alacak davası olarak karşı dava açtıklarını, 1.000,00 TL olarak dava değerini belirlediklerini, asıl davanın reddini, karşı davanın kabulünü, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarınca ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/272 Esas, 2001/271 Esas sayılı dosyaları ile bedel artırım davası açıldığını, kamulaştırma işleminin kesinleşmediğini, usulüne uygun kamulaştırma işlemlerinin de tamamlanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2016/334 Esas, 2017/670 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne ve taşınmazın 1442,30 m² lik kısmında davacı idare adına irtifak tesisi ile tapuya tesciline, karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı idare, davalılar ... vd., davalı-karşı davacı ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/346 Esas, 2020/771 Karar sayılı kararı ile açılan davada, hissedarlara usulüne uygun şekilde tebligat yapılmamış ise de davalı - bir kısım karşı davacılar tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.04.2002 tarihli ve 2001/271 Esas, 2002/161 Karar sayılı dosyası ile bedel artırım davası açıldığı, bu nedenle yapılan kamulaştırma işleminin usulüne uygun bir şekilde yapıldığının kabulünün gerektiği, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, usulüne uygun yapılan kamulaştırma bulunması nedeniyle bir kısım davacılar tarafından açılan kamulaştırmasız el atma tazminat davasının reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı tarafından açılan asıl davanın kabulüne, davalı tarafından açılan karşı davanın reddine karar verilmesine rağmen kurum lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğu, ancak bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/346 Esas, 2020/771 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar ... vd. ile davalı-karşı davacı ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin, davalı-karşı davacı ... vd. vekilince 19.03.2020 tarihinde istinaf başvuru harcı yatırılmak suretiyle süresinde istinaf yoluna başvurulduğu halde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince davalı-karşı davacı ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun esası hakkında bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli ve 2023/3396 Esas, 2024/151 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli ve 2023/3396 Esas, 2024/151 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı- bir kısım karşı davacı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz üzerinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının 12.02.1999 tarihli ve B.15.0.EGM. 0.01.06/740 sayılı işe başlama kararına istinaden 2942 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi uyarınca 1442,30 m²lik kısmı üzerinde irtifak kamulaştırması yapıldığı, tespit edilen kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiği, ... Bankası ...nin yazı cevabına göre ödeme belgelerinin dosyaya gönderildiği, hissedarlar tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.04.2002 tarihli 2001/271 Esas, 2002/161 Karar sayılı dosyası ile bedel artırım davası açıldığı ancak açılan bedel artırım davasının kesinleşmediği gibi artırılan bedelin bloke edildiğine ilişkin bir evrak sunulamadığı anlaşıldığından 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesinin şartları oluşmadığından temyiz eden davalılar yönünden asıl davanın da reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü bozmayı gerektirmiştir. D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- karşı davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı- karşı davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının 12.02.1999 tarihli ve B.15.0.EGM.0.01.06/740 sayılı işe başlama kararına istinaden 2942 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi uyarınca 1442,30 m²lik kısmı üzerinde irtifak kamulaştırması yapıldığı, tespit edilen kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiği, hissedarlar tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.04.2002 tarih 2001/271 Esas, 2002/161 Karar sayılı dosyası ile bedel artırım davası açıldığı asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bedel artırım davasının açılmış olmasının kamulaştırma işleminin kesinleşmesi için yeterli olacağını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme 1.Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı-karşı davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı-karşı davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 28.09.2023 tarihli 2023/59 Esas, 2023/8008 Karar sayılı kararımızdaki karşı oy gerekçelerimle, kararın bu defa bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 18.06.2025

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11830, K. 2025/9096, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11830-e-2025-9096-k-8eea482ae4c1