Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11816 E. 2025/9720 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11816
- Karar No
- 2025/9720
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2967 Esas, 2024/2259 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... adına kayıtlı olan ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 180 ada 2 parsel (eski 70 ada 2 parsel) sayılı taşınmazın yasal anlamda geçerli bir kamulaştırma işlemine tabi tutulmadan davalı idarelerce kullanıldığını, dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın idarece tasarruf edildiğini, davalı idarece kamulaştırılmaksızın el atılarak tasarruf edilmesi nedeniyle davanın açıldığı tarihte bedelin tam ve kesin olarak tarafımızdan belirlenmesi mümkün olmadığından belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada, daha sonra dava bedeli belirlemek üzere şimdilik 1.000,00 TL bedelin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsili ile müvekkillerine verilmesine, tazminata hükmedilmesi durumunda dava konusu taşınmazın davalı idare adına tesciline, yargılama harç ve giderleri ile birlikte vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Genel Müdürlüğünün orman sayılan yerlere kamulaştırmasız el atması diye bir şey söz konusu olamayacağı gibi zaten orman olan bu yerlerin kamulaştırılması da mümkün olmadığından kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet tüzel kişiliğinin sorumlu olacağının açıkça düzenlendiğini, dolayısıyla huzurdaki davanın gerek mülkiyet hakkı sahibi gerek ise zarar sorumluluğu yükletilen olarak Maliye Hazinesine yöneltilmesi gerekir iken müvekkili idareye husumet yöneltilerek açılması nedeni ile husumet itirazında bulunduklarını belirterek sonuç olarak davanın reddine, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu dava kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası olarak ikame edildiğini, kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel davası; tapu sicilinde malik sıfatını haiz olmak ve kamulaştırma işleminin kanunda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde tamamlanmaması durumunda bahis konusu olduğunu, dava konusu taşınmaz 1994 yılında orman sınırı içine alındığını ve 2021 tarihinde kesinleşmiş orman sınırı içinde kaldığından satılamaz şerhi konulduğunu, dava konusu taşınmaz davalı idarece eylemli orman olarak kullanıldığını, somut olayda dava konusu taşınmaz orman olarak sınırlandırıldığını, malikin mülkiyet ve tasarruf imkanı ortadan kaldırıldığını, ancak usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, dava konusu taşınmaza ... tarafından kamulaştırmasız el atıldığının açıkça ortada olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da görüldüğü üzer kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata ilişkin davanın esasına girilmesi gerekirken davanın Hazineye yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükmün kaldırılarak davanın esasına girilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmaza konulan orman şerhinden kaynaklı mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeni ile tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı tazminat davalarında davalı sıfatı Hazineye ait olup orman idaresinin davada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Davacı ... kadastro işlemi nedeni ile konulan şerhten dolayı mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeni ile zarar tazmin yolu 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci madde kapsamında olduğu, idarece kamulaştırma kararı kapsamında bir idari işlem ve eylemin bulunmaması nedeni ile Mahkemece yapılan yargılamada orman idaresine yönelik davanın husumetten reddine yönelik karar isabetli olup, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.