Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11781 E. 2025/10329 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11781
- Karar No
- 2025/10329
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2966 Esas, 2024/2771 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Yatağan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/521 Esas, 2022/328 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, Yatağan ilçesi, ... Mahallesi 170 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, üretim masraflarının düşük belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının düşük belirlendiğini, kalan kısımda değer azalışı oluşmadığını, idareleri lehine vekâlet ücreti taktir edilmemesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın çok daha değerli olduğunu, taşınmazın damlama sulama sistemi ile sulandığını, objektif değer artışının çok daha yüksek uygulanması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının çok fazla olduğunu iddia etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazın kısmen sulu tarım arazisi, kısmen sulu kapama zeytin bahçesi niteliğinde olduğu belirlendikten sonra, 2021 yılı Yatağan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alındığı, kapitalizasyon faiz oranı %5 kabul edilip, taşınmazın değerine %5 oranında objektif değer artış ilave edildiği, kamulaştırmadan arta kalan kısımda zeytin tarımı yapılmasının güçleşeceği belirtildikten sonra %5 oranında değer azalışı oluşacağının kabul edildiği anlaşılmıştır. Ancak, dava konusu taşınmazın sulandığı açıkça tespit edildiği halde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca kapitalizasyon faiz oranının %4 kabulü gerekirken %5 alınmak suretiyle metrekare birim değerlerinin düşük hesaplanması, taşınmazın ... Mahallesi yerleşim alanına 130 metre mesafede olduğu anlaşıldığından objektif değer artışının %50 kabul edilmesi gerekirken daha düşük belirlenmesi, kamulaştırmadan arta kalan kısmın geometrik şeklindeki bozulma ve önceki durumuna göre yüzölçümündeki azalma birlikte değerlendirildiğinde %20 oranında değer azalışı oluştuğunun kabulü yerine daha aza hükmedilmesi ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/5768 Esas, 2021/13760 Karar sayılı bozma kararı gözetilerek, resmî verilere göre yapılan hesaplamada, üretim masraflarının brüt gelirin %50'sini geçmediğinin anlaşılması halinde ekonomik tarım yapılabildiği kabul edilip, üretim masraflarının daha yüksek oranda olması halinde ekonomik tarım yapılamayacağı kabul edilerek bu durumda üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanması gerektiği, resmî verilerde üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden daha az belirlenmesi halinde 1/3'ü oranında hesaplanması gerektiğinden yeniden yapılan hesaplama neticesinde oluşan fark bedelin depo ettirilmesi suretiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kısmen arazi, kısmen kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.