Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11244 E. 2025/10327 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11244
- Karar No
- 2025/10327
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2589 Esas, 2024/981 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/30 Esas, 2023/543 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Antalya ili, ..., ... 30019 ada 3 nolu parselde hisse sahibi olduğunu, söz konusu taşınmaz için geçerli bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın ve kamulaştırma bedeli ödenmeksizin davalı idare tarafından ... Aile Sağlığı Merkezi yapılarak fiilen kullanıldığını beyanla dava konusu taşınmazda müvekkile ait hissenin yargılama neticesinde tespit edilecek piyasa rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, dava süresinde açılmamış olup bu nedenle davanın reddi gerektiğini, İmar Kanunu’nda düzenlendiği üzere, imar planları Belediyeler tarafından hazırlandığından, husumetin sadece ilgili Belediye’ye yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafından, taşınmazın kamulaştırılması talebiyle idareye herhangi bir başvuru yapılmadan, dava açma yoluna başvurulması usule aykırı olduğunu, usul ve esas bakımlarından haksız ve mesnedsiz açılan davanın reddi ile muhakeme masraflarının, vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnâme uyarınca idare lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu 30019 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde ...-... Aile Sağlığı Merkezi binası yer aldığını Aile Sağlığı Merkezi binası taşınmaz eski 878 parsel iken hayırsever tarafından 2006 yılında ... ... Sağlık Ocağı olarak yapıldığını, 2010 yılında Aile Hekimliği Sistemine geçildikten sonra yine hayırsever ... ile yapılan 09.09.2013 tarihli ek protokol ile Aile Sağlığı Merkezine dönüştürüldüğü ve protokolde de belirtildiği üzere Aile Sağlığı Merkezi binasının üzerinde yer aldığı 980 m²lik taşınmazın süresiz ve bedelsiz olarak ... Halk Sağlığı Kurumu adına tahsisinin yapılacağının belirtildiğini, 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri gereğince imar planları yapılırken veya yapıldıktan sonra kurumlarının görüşü alınmadığı gibi taşınmazın Sağlık Ocağı Alanı olarak ayrıldığının bildirilmediğini, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın evvelce İmar Kanunun 18’inci maddesi kapsamında yapılan imar uygulaması sonucu oluştuğu söz konusu imar uygulamasında düzenlemeye giren kadastro parsellerinden %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, dava konusu taşınmazın yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Sağlık Tesis Alanı olarak planlandığının belirtildiği, kıyasi emsal taşınmazın çok daha merkezi konumda ve çok daha fazla talep gören bir konumda bulunduğunu, belirlenen çarpanların, kıyas emsalin durumu gözetilerek farkın arttırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin olması gerekenin üzerinde belirlendiğini, ıslah talebinin kabul edilmesi halinde, ıslah edilen miktara ancak ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, mahkeme tarafından ıslah edilen bedele dava tarihinden itibaren faiz işletildiğini, karara bu yönüyle de itiraz ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, müvekkili lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas olarak Antalya ili, ..., ... 8319 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 11.11.2022 tarihli ve 72233 sayılı resmî satış senedi emsal alınarak yapılan mukayese sonucunda emsalin dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 10.01.2023 dava tarihi itibarıyla 8.262,97 TL/m² olarak tespit edilmesinde ve davaya konu taşınmaz uygulama imar planında sağlık tesis alanı olarak planlı olup üzerinde de fiilen ... Aile Sağlığı Merkezi binası ile bahçe ve otoparkı bulunduğu anlaşıldığından tazminat sorumluluğunun davalı idareye ait olduğu, öte yandan dava kamulaştırmasız el atma tazminatı istemine ilişkin olup değerlendirme dava tarihine göre yapıldığından faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı idare harçtan muaf ise de yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden muaf olmadığı, dava kabul edildiğine göre davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine takdir edilen vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline dair verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ayrıca vekalet ücretinin maktu olarak uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Davalı idare vekili maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da, vekâlet ücretinin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, bu hususta değerlendirme yapılmamıştır. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.