Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11680 E. 2025/9686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11680
- Karar No
- 2025/9686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1803 Esas, 2024/2178 Karar KARAR : Esastan ret Tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davacılardan tapu kayıt maliki ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle, davacı ... ... dışındaki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davalı idarenin davacı ... ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 371 parsel (ifraz ile 724, 727, 729 ve 735 parsel) sayılı taşınmazın 45.010,47 m²lik kısmının tapu kaydının ... Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını, dolayısıyla yapılan tüm işlemlerin kanunlar ve kesinleşen mahkeme kararları çerçevesinde yapıldığını, Hazinenin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007nci maddesi şartlarının oluşmadığını, tapu sicilinin tutulması ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, hatalı kadastro işleminden kaynaklanan davada görevli mahkemenin idari yargı mahkemeleri olduğunu, hatalı kadastro işleminden kaynaklanan davada görevli mahkemenin idari yargı mahkemeleri olduğunu ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın diğer paydaşlarının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/178 Esas sayılı dosyasında açtıkları tazminat davası ile eldeki davanın birleştirilmemesinin hatalı olduğunu, ıslah edilen kısım için iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu tür davaların belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmasının doğru olmadığını, aynı köyde objektif değer artışı uygulanmadan istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen dosyalar bulunduğunu, kapitalizasyon faiz oranının % 6-7 olarak alınması gerektiğini, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmî verilerin temin edilerek taşınmaz değerinin yüksek hesaplandığının tespit edilmesini, tapu iptal ve tescil dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacıya ait yapıların bedeli daha düşük belirlenmişken, eldeki davada daha yüksek hesaplandığını, ormanların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacılara ait tapu kaydının yolsuz tescil niteliği taşıdığını ve hukuki değerinin bulunmadığını, tapu kaydının kesinleşen mahkeme kararı uyarınca iptal edildiğini, iptal ile oluştuğu iddia edilen zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını, davaya konu işlem orman idaresince gerçekleştirildiğinden, müvekkili Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesini, davanın idari yargı mahkemelerinde görülmesi çözümlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının da hissedarı olduğu taşınmaza ait tapu kaydının bir kısmının orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, her ne kadar ormanların özel mülkiyete konu olması mümkün değil ise de tapu sicili hatalı olarak tutulduğundan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacıların zararının tazmin edilmesinin yerinde olduğu, hasım olarak Hazinenin gösterilmesinde ve asıl alacağa tapunun iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz uygulanmasında isabetsizlik olmadığı, taşınmazın niteliği dikkate alındığında arazi olarak değerlendirilip gelir metodu uygulanmasının, taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporundaki özeliklerine göre %4 kapitalizasyon faizi ve %50 objektif değer artışı takdirinin de doğru olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 371 parsel (ifraz ile 724, 727, 729 ve 735 parsel) sayılı taşınmazın 45.010,47 m²lik kısmının ... Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/152 Esas, 2016/377 Karar sayılı kararı ile orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 18.03.2020 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 27.04.2021 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Hazinenin Davacı ... dışındaki davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı Hazinenin ... ....'na İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.