Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11527 E. 2025/6956 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11527
- Karar No
- 2025/6956
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/509 Esas, 2024/318 Karar DAVA TARİHİ : 24.08.2020 KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Samsun ili, ..., ... Mahallesi 1773 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle tapu iptal ve tescil istemiyle Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/143 Esas sayılı dosyasında açılan dava sonucunda, tapuların iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, işbu kararın kesinleştiğini, davacının zarara uğradığını ileri sürerek 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; ormanların zilyetlikle veya satış yoluyla iktisap edilmesi ve özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığını, davalı Hazinenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının iyiniyetli olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli ve 2020/241 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/997 Esas, 2022/1156 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazların 06.06.1996 tarihinde imar uygulaması sonucu tam hisse ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiği, taşınmazların 06.08.1996 tarihinde ise bedel karşılığında davacı ... tarafından satın alındığı, dava dışı ilk malik olan ... tarafından Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/445 Esas, 2007/463 Karar sayılı dosyasında vekâletin kötüye kullanımına dayalı tapu iptal ve tescil istemiyle açılan davada yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali işe dava dışı ... adına kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın 03.12.2008 tarihinde kesinleştiği, ancak tapuda infazın gerçekleştirilmediğinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan inceleme sonucu tespit edildiği, bahse konu dava dosyası getirtilerek davacının dava konusu taşınmazlarda hak sahibi olup olmadığı denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendisini vekille temsil ettiren Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Knaun) 371 inci maddesine yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Yargılama sırasında davacı ...'in vefat ettiği, mirasçılarının davaya devam ettiği, davacılar vekili olarak Avukat ...'nın vekâletnamesini dosyaya sunduğu hâlde, karar başlığında vefat etmesi nedeniyle kişiliği sona eren ...'in davacı olarak gösterilmesi, mirasçılarının davacı olarak gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazine lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırıdır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının başlık kısmının davacı bölümünden "..." isminin ve bilgilerinin çıkarılması, yerine davacılar olarak " ...,...,...,.....,...,... " isimlerinin yazılması, 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak " Kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.