Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11521 E. 2025/9235 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11521
Karar No
2025/9235
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/641 Esas, 2024/896 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine temsilcisi ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi ve davalı vekili tarafınan temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 137 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı Hazine temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince belirlenen kamulaştırma bedeline uygulanacak faizin 17.04.2020 tarihinden ilk karar tarihi olan 30.06.2020 kadar olması gerekirken mahkemece hatalı olarak 14.04.2020 tarihinden bozma kararı sonrası karar tarihi olan 14.11.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesini kabul etmediklerini, mahkemece kaldırma kararı öncesindeki kararda zaten faiz işletilmesine hükmedildiğini, davalı tarafça bu bedelin tahsil edildiğini, tekrar ek bir kamulaştırma bedeli takdir edilmemiş olmasına rağmen daha önce ödenen ve 3'er aylık vadeli hesapta nemalandırılan ve davalının tasarrufunda bırakılan bedele mükerrer faiz uygulanmaması gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince 503.489,68 TL olarak tespit edilen kamulaştırma bedelini kabul etmediklerini, mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, istinaf ilamı doğrultusunda tekrar alınan ve hükme esas alınan raporda; dava konusu taşınmazda bulunan kavak ve söğüt ağaçlarının, sınır ağacı niteliğinde görülerek İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre maktuen hesaplandığını belirterek aynı raporun sonuç kısmında, taşınmaz üzerinde ve sınırda bulunan kavak ve söğüt ağaçlarının maktuen odun olarak olarak değerlendirildiğini, öncelikle bilirkişi raporunda belirtilen, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre 2019 yılı kavak odunu değerinin 90-160 TL, söğüt odunu değerinin 70-100 TL olduğu belirtilirken dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan kavak ve söğüt ağaçlarının neredeyse taban fiyat üzerinden belirlendiğinin açıklanmadığını, dava konusu ağaçların en verimli ve değerli yaşta olduğunu, dava konusu taşınmaza %10 objektif değer artışı uygulamamasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arazi olarak kabulü ile net gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yerleşim yerlerine uzaklığı ve konumu değerlendirildiğinde heyetçe belirlenen %10 objektif değer artışının isabetli olduğu, seçilen münavebe desenin daha önce aynı yöreden Yargıtay'a intikal eden dosyalar ile tutarlılık gösterdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, zemin bedeli yönünden 22.01.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm tesisinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ayrıca Dairece dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların kapama niteliği verip vermediğinin araştırılması için önceki kararın kaldırılması sonucunda, ağaçların sınır ağacı niteliğinde olduğu ve taşınmaza kapama vasfı vermediğinin tespit edildiği, bu ağaçların değerinin yaş, cins ve nevilerine göre maktuen değerlerinin ilçe tarım verilerine göre tespit edilmesi gerektiğinin belirtilerek yapılan geri çevirme kararı doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı bu kapsamda tespit edilen bedelin usul ve kanuna uygun olduğu, ancak davalıya önceki kararla ödenen kamulaştırma bedeline ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi, arta kalan bedele de ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 07.03.2022 tarihli ara karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken kamulaştırma bedelinin tamamına ikinci karar tarihine kadar faiz işletilmesi hatalı olduğundan; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasını talep ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11521, K. 2025/9235, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11521-e-2025-9235-k-65ba044f6e83