Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11322 E. 2025/10460 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11322
Karar No
2025/10460
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/622 Esas, 2024/1472 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/7 Esas, 2022/390 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, Gölbaşı ilçesi, ... köyü 109 ada 35 parsel sayılı taşınmazın irtifak ve pilon yeri kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, irtifak ve pilon yeri kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline, kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın üçüncü sınıf tarla vasfında olduğunu, kamulaştırma bedeli hesaplanırken 1044,25 m²lik alan için 14.715,62 TL bedel tespit edildiğini, bu bedelin çok yüksek olduğunu, mülkiyet bedeli olarak bile bu taşınmazın metrekare değerinin bu kadar yüksek olmadığını, irtifak alanı için çok fahiş bir bedele hükmedildiğini, dava konusu taşınmazın değer kaybının da çok yüksek oranda hesaplandığını, beher metrekare fiyatları ve beher metrekare fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan objektif değerlerin çok fahiş olduğunu, dava konusu taşınmaza emsal olarak alınan parselin emsal niteliğinde olmadığı gerekçeleri ile istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; banka tarafından bloke edilmiş kamulaştırma bedeline uygulanan faizin çok düşük olduğunu, davanın 4 ay içerisinde sonuçlanmaması nedeniyle kamulaştırma bedeline kanunen işleyecek olan yasal faizin günümüz şartlarında değerini kaybettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye alınan ürünlerin yanlış olduğunu, objektif değer artışının düşük hesaplandığını, taşınmaz üzerinde mevcut irtifaktan dolayı değer kaybı belirlenmiş olmasının haksız olduğu gerekçeleri ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmaz sulu arazi olarak değerlendirilip, kapama antep fıstığı (20-25 yaş) bahçesi ve kapama bağ niteliğinde kabul edilerek, dava konusu taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilerek ve Yargıtay içtihatlarına uygun olmak üzere kapitalizasyon faiz oranı da %4 olarak uygulanmak suretiyle net geliri esas alınarak ve davaya konu taşınmazın tapu kaydında bulunan eski irtifak hakkı nedeni ile değer düşümü yapılmak suretiyle sonuç ortalama metrekare birim değerinin 59,36 TL/m² olarak belirlendiği, son olarak taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alındığında raporda takdir edilen değer düşüklüğü oranına dair tespitlerin de dosya kapsamına uygun bulunduğu, ayrıca davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermemiş olup, 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik görülmediği, incelenen İlk Derece Mahkemesine ait kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki irtifak ve mülkiyet kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi yerindedir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11322, K. 2025/10460, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11322-e-2025-10460-k-7d456de4f731