Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6987 E. 2025/10461 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6987
- Karar No
- 2025/10461
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/381 Esas, 2023/124 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Taraf vekillerince Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; süre, kesinlik ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, Antakya ilçesi, ... 133 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davaya konu olayla ilgili Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/412 Esas sayılı kamulaştırma davasının reddedildiğini ve dosyanın kesinleştiğini, davacı tarafın açtığı ilk davada ise 197.900,00 TL bedel tespit edildiğini, 3 yıl sonra açılan bu davada ise 173.457,58 TL tespit edildiğini, açılan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.09.2013 tarihli ve 2012/467 Esas, 2013/384 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.09.2013 tarihli ve 2012/467 Esas, 2013/384 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; aynı kamulaştırma kapsamında, yakın çevreden kamulaştırmaya konu edilen ve Dairece incelenerek metrekare değeri uygun bulunan Dairenin 2014/9074 Esas, 2014/10495 Karar (Mahkemenin 2013/320 Esas, 2013/615 Karar) sayılı dosyasında 17.01.2011 tarihi itibarıyla ... Mahallesi 6521 sayılı parsel satışı emsal alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede metrekaresinin birim fiyatının 590.00 TL olarak tespit edildiği ve Dairece bu metrekare değer uygun bulunduğu hâlde, dava konusu taşınmaz için aradaki bu farklılığın nedeni açıklanmadan başka bir emsal alınıp 24.09.2012 tarihi itibarıyla 240.00 TL/m² değer tespit edildiği, Mahkemece daha önce incelenen dosyada belirlenen 590 TL/m² değerde dikkate alınarak her iki taşınmazın üstün ve eksik yönleri karşılaştırılıp bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi davaya konu taşınmazın askeri güvenlik bölgesi içinde olmasının değerinde kaçınılmaz olarak değer kaybı oluşturacağı, Dairece daha önce incelenen dosyada bu değer kaybı oranının %10 olacağı yönünde bozma yapıldığı da dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken bu hususu dikkate almadan değer belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması, dava konusu taşınmazın kaydında 02.12.1996 tarihli ve 5654 yevmiye nosu ile “Askeri güvenlik bölgesi içindedir” ve 25.09.2007 tarihli ve 9260 yevmiye nosu ile “Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemez” şerhi bulunmasına rağmen, taşınmazın kaydındaki şerhlerle birlikte tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve davalıdan karar ve ilâm harcı alınmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar Mahkemenin 11.07.2017 tarihli ve 2016/9 Esas, 2017/279 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.07.2017 tarihli ve 2016/9 Esas, 2017/279 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, dava konusu taşınmaza ilişkin bozma sonrası tespit edilen 105.805.05,00 TL fark bedelin 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca hak sahibi adına bankaya yatırılması için idareye süre verilmesi ve verilen bu süre sonunda kamulaştırma bedeli idarece depo edilmiş ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken fark bedel idarece depo ettirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 11.02.2021 tarihli ve 2020/52 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.02.2021 tarihli ve 2020/52 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, dava konusu taşınmaza ilişkin bozma sonrası tespit edilen fark bedel 150.805,05 TL olduğu hâlde, Dairemizin 14.03.2019 tarihli ve 2018/2118 Esas, 2019/4647 Karar sayılı bozma kararında 105.805,05 TL olarak yazılarak maddi hata yapıldığı anlaşılmış olup, maddi hataya dayalı bozma kararının taraflar bakımından usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek, 45.000,00 TL fark bedelin 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca hak sahibi adına bankaya yatırılması için idareye süre verilmesi ve verilen bu süre sonunda kamulaştırma bedeli idarece depo edilir ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik fark bedel idarece depo ettirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının her türlü harçtan muaf olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini, emsal alınan taşınmazın hatalı belirlendiğini, faiz hükmünün hatalı kurulduğunu, yasal faiz yerine kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 23.12.2024 tarihli ve 2024/3908 Esas, 2024/10419 Karar sayılı kararıyla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1.Davacı idare vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davalının her türlü harçtan muaf olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini, emsal alınan taşınmazın hatalı belirlendiğini, faiz hükmünün hatalı kurulduğunu, yasal faiz yerine kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ve idareleri lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekâlet ücreti takdir edilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle onanmış olup, davacı idare vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki karar düzeltme istemi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamaktadır. 3. Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin karar düzeltme talebinin reddine, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile; 2. Dairemizin 23.12.2024 tarihli ve 2024/3908 Esas, 2024/10419 Karar sayılı onama ilamı kaldırılarak, Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli ve 2022/381 Esas, 2023/124 Karar sayılı kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 442/son ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4 üncü ve 7 nci maddeleri ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle takdiren 3.356,60 TL para cezasının karar düzeltme talep eden davacıdan tahsiline; davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.