Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11191 E. 2025/9188 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11191
- Karar No
- 2025/9188
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/427 Esas, 2024/1195 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafınndan temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 5946 ada 1 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissesi olduğunu, arsanın bulunduğu yerdeki imar planının 20.06.1988 tarihinde yapıldığını, bu imar planında bu arsanın Trafo Yeri olarak planlandığını, müvekkilinin taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma hakkının kalmadığını belirterek taşınmazın yargılama sonucunda tespit edilecek piyasa rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 7 nci hükmüne istinaden elektrik dağıtım tesislerinden kaynaklanan kamulaştırma bedel tespit ve tescil davaları ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında husumetin müvekkili idareye ait olduğunun iddia edilemeyeceğini, mülga 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde kamulaştırma bedellerinden elektrik dağıtım lisansı sahibi elektrik dağıtım şirketleri sorumlu olduğunu, dava konusu taşınmazın metrekaresine biçilen değerin günün koşullarına aykırı, taşınmazın özelliklerinin üstünde ve fahiş olduğunu, dava tarihinden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerektiğini, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazla aynı konumda olması, dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunması, dava konusu taşınmazla aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerektiğini, emsal ve değeri tespit edilen taşınmaz arasındaki tüm eksik ve üstün yönlerin karşılaştırması yapılmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmayacağını belirterek resen göz önünde bulundurulması gereken sebepler de dikkate alınarak kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği gibi, davaya konu taşınmazın imar planında trafo alanı olarak planlanmış olmasına karşın fiilen el atma bulunmadığından, hukuken el atılan taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4/3 maddesi ve konu hakkındaki Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve 2023/6599 Esas, 2024/601 Karar sayılı kararı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7138 Esas, 2023/8034 Karar sayılı kararı) uyarınca maktu harca ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu husus istinaf dilekçesinde açık bir biçimde istinafa konu edilmediğinden belirtilen yanlışlığa değinilerek davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yönünde resen inceleme yapılarak karar verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (610 sayılı Kanun'un) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalıya payı oranında ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Eldeki dosya kapsamına göre; davalı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi mümkün olmadığı gibi temyiz yolunda ileri sürülmesi halinde dahi istinaf aşamasında ileri sürülmeyen bu hususun temyiz aşamasında incelenmesi de mümkün değildir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.