Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11021 E. 2025/8809 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11021
Karar No
2025/8809
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1221 Esas, 2024/1282 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 23 üncü maddesi gereği geri alım istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idarenin dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi, 6262 sayılı parsel sayılı taşınmazın ... baraj gölü mutlak koruma alanında kaldığı gerekçesiyle kamulaştırılmasını talep ve dava ettiğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/365 Esas sayılı davası ile davacıya ait dava konusu taşınmazın 1/6 hissesinin kamulaştırıldığını, kararın kesinleştiğini ve kamulaştırma bedelinin ödendiğini, dava konusu taşınmazın Kanal İstanbul olarak adlandırılan projenin düzenleme alanı içinde kaldığını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından taşınmazın bulunduğu bölgedeki tüm imar planlarının değiştirildiğini, dava konusu parselde yapılan esaslı imar değişiklikleri sebebiyle taşınmazın kamulaştırılan hissesinin kamulaştırma gerekçesi ve kamu yararı dayanağı kalmadığından davacıya iadesinin gerektiği belirtilerek, tüm bu sebepler doğrultusunda, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan 1/6 hissesinin tapu kaydının iptal edilerek, davacı adına tesciline, taşınmaz hissesinin iadesi için belirlenecek kamulaştırma bedelinin mahkeme veznesine depo edilmesi yönünde ara karar oluşturulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme değerlendirmede bulunurken dava dilekçesindeki talep ve açıklamalarının dikkate almadığını, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci ve 23 üncü maddeleri kapsamında talepte bulunmadıklarını, müvekkilin durumu ile ilgili kanunda boşluk olduğunu, bu durum göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın da bulunduğu 3. Etaba ait imar planı 25.03.2021 tarihinde nihai halini aldığını, kesinleşen imar planına göre 6262 parsel ticari alan ve konut alanına dönüştürüldüğünü, müvekkilinin taşınmazının kamulaştırılmasının dayanak ve gerekçesi olan taşınmazın mutlak koruma alanında olması durumu bu şekilde ortadan kalktığını, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi kamulaştırma yapan idarenin kamulaştırmadan sonra gerçekleşen değişiklik durumunda yapması gereken işlemleri düzenlemekle birlikte davalı idarece bu yönde herhangi bir işlem tesis edilmediğini, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde kamulaştırılan taşınmaza ihtiyacı kalmayan idarenin, kamulaştırmadan sonraki davranışları düzenlendiği, Anayasa Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/49 Karar sayılı ve 11.06.2015 tarihinde yayımlanan kararı ile 6552 sayılı Kanun'un 101 nci maddesi ile eklenen geçici 9 ncu maddesinde yer alan 22 nci maddesinin 1, 2 ve 3 üncü fıkra hükümleri iptal edildiği, böylece 11.09.2014 tarihinden önce açılan ve halen kesinleşmeyen davada, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile getirilen 5 yıllık süre şartının uygulanma imkanı kalmamış olsa da eldeki istinafa konu dava 24.08.2021 tarihinde açıldığı, kamulaştırma bedelinin kesinleştiği ve taşınmazın kamulaştırmayı yapan idare olan davalı idare adına tescil edildiği, kanunda öngörülen 5 yıllık süre dolmadan açılan davada geri alma hakkının kullanılması talepli davanın açılma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca; kamulaştırılan taşınmazın geri alınabilmesi için kamulaştırma bedelinin kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde kamulaştırmayı yapan idarece kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem ve tesisat yapılmamış olması ve kamu amacına yönelik hiçbir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz malın olduğu gibi bırakılması gerekir. Geri alma hakkının doğmasından itibaren 1 yıl içinde kullanılmayan hak düşer. Aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz birlikte kamulaştırıldığı takdirde bu taşınmazların durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilerek geri alma hakkının doğumu taşınmazların tümüne göre belirlenir. 3. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili istemine ilişkin olarak ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/365 Esas sayılı dosyası ile açılan davada Mahkemenin 2016/609 Karar sayılı ilâmı ile davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 24.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçmeden işbu davanın açıldığ gibi aynı amacın gerçeklemesi için birden fazla taşınmazın birlikte kamulaştırılması halinde taşınmazların durumunun bir bütün oluşturduğu da gözetilerek bu itibarla 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde belirlenen koşulların oluşmadığı anlaşılmıştır. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11021, K. 2025/8809, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11021-e-2025-8809-k-a72ec43a3c23