Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10979 E. 2025/5089 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10979
- Karar No
- 2025/5089
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2096 Esas, 2024/2274 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol alanı olarak davacı idare lehine tapudan terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... 8303 parsel (ifrazen yeni ... Mahallesi 1355 ada 63 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece teklif edilen bedelin çok düşük olup kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın arazi değil arsa vasfında olduğunu savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2022/207 Esas, 2023/40 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırma konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/1063 Esas, 2023/1739 Karar sayılı kararıyla kuru tarım arazisi niteliğindeki davaya konu taşınmaza net geliri esas alınarak % 500 oranında objektif değer artışı uygulanması suretiyle değer biçilmesinin yerinde olduğu, taşınmazın tapu kaydında yer alan irtifak şerhinin nazara alınmasında, kamulaştırılan kısım üzerinde yer alan ağaçlara değer biçilmesinde, kamulaştırmadan arta kalan kısımda oluşan değer düşüklüğünün hesaplanmasında, neticesinde toplam kamulaştırma bedelinin ilk kararı istinaf etmeyen davalının payı nazara alınarak 2.203.843,73 TL olarak tespitinde, kamulaştırmadan arta kalan ve 22/a uygulaması sonucu 1355 ada 66 parsel numarasını alan kısmın yüzölçümü nazara alındığında bu bölümde değer kaybı oluşmayacağına dair değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak kamulaştırmadan arta kalan ve 22/a uygulaması sonucu 1355 ada 62 parsel numarasını alan kısımda % 100 değer kaybı oluştuğunun kabul edilmesine ve bedelin depo ettirilerek ilgili davalılara ödenmesine karar verilmesine rağmen taşınmazdaki ilk kararı istinaf eden davalılar ... ve ...'e ait hisselerin iptali ile davacı kurum adına tesciline karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/1063 Esas, 2023/1739 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak, üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınarak maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu; ancak dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve taşınmazdan ifrazen oluşan 1355 ada 62 parsel sayılı ve 1.826,33 m² yüzölçümlü kısmında tarımsal üretim yapılamayacağı, ulaşımın tamamen kesildiği, % 100 oranında değer kaybı oluştuğundan bahisle ... ve ... yönünden bu kısmın da bedeline hükmedilerek tapusunun iptaline karar verilmiş ise de Dairemizin yerleşik içtihadı uyarınca, kısmi olarak yapılan kamulaştırmalarda arta kalan kesimdeki değer kaybının % 50 oranını geçmesi hâlinde davalılara % 50 oranında değer kaybıyla yetinip yetinmeyeceklerinin sorulması, yetindikleri takdirde bu miktara göre hüküm kurulması, yetinmedikleri takdirde davacı idareye arta kalan kısmın bedelinin tamamını ödemek suretiyle bu kısmın da mülkiyet hakkını kazanma imkanı sağlanması ve talebi hâlinde bedelinin tamamına hükmedilmesi, aksi hâlde bilirkişi kurulunca belirlenen değer azalış oranına göre karar verilmesi gerektiği dikkate alınıp bununla birlikte davalıların istinaf mahkemesinin kaldırma kararı öncesi bu kısım için belirlenen % 40 oranında değer azalışına itirazı olmadığı da gözetilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit ve depo edilen fark kamulaştırma bedelinin İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile hüküm altına alınan kısmına davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 19.04.2019 tarihinden ilk karar tarihi olan 15.02.2021 tarihine kadar; İlk Derece Mahkemesinin son kararı ile hüküm altına alınan kısmına ise 19.04.2019 tarihinden son karar tarihi olan 19.01.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara derhal ödenmesine, davacı idare tarafından fazla depo edilen bedelin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacı idareye iadesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değeri tespit edilirken objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, aksinin kabulü halinde kuru tarım arazisi değil sulu tarım arazisi olarak kabulü gerekeceğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, yargılamanın her aşamasında taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımlarına yönelik değer azalışı itirazında bulunduğunu, %100 değer azalışı takdirinin % 40'a indirilmesi suretiyle yapılan kamulaştırma bedeli hesabının kabul edilemeyeceğini, taşınmazın kamulaştırma işlemi sonrası kamulaştırma koridorunun solunda kalan kısmına ulaşım olanağının ortadan kalktığını, kot farkı oluştuğunu, buna rağmen bu kısım için değer azalışı hesabı yapılmamasının doğru olmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların bedelinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.