Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10908 E. 2025/7097 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10908
Karar No
2025/7097
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1113 Esas, 2024/1362 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/73 Esas, 2023/251 Karar Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, ..., Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmesi nedeniyle orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, bedelinin tespiti ile tarafına ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını öncelikle zamanaşımı defiinde bulunduklarını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, ayrıca iş bu davanın açılabilmesi için davacının öncelikle tapu iptal ve tescil davası açması gerektiğini belirterek tapu iptal ve tescil davası açılmadan ikame edilen iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihin müvekkillerinin işlemi öğrendiği tarih olduğunu, bu sürenin ise kusursuz sorumlulukta kanunen sorumlu görülen kişinin öğrenilmesi ile başlayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir 2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hatalı hesaplama yaparak 1.000,00 TL vekâlet ücretine hükmetmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmaz bedelinin belirlendiği davalarda nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı hesaplama yapılarak idare lehine sadece 1.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğundan, kararın bu yönüyle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Siirt ili, ..., köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapulama çalışmaları sonucunda orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiği ve kadastro tutanağının 14.11.2008 ila 15.12.2008 tarihleri arasında ilana çıkarıldığı, tespite itiraz olmadığından tutanağın 16.12.2008 tarih itibarıyla kesinleştiği ve kesinleşme tarihi itibari ile de tapuya tescil edildiği, eldeki davanın ise 03.05.2019 tarihinde açıldığı gözetildiğinde 10 yıllık sürenin geçtiği, bu süre zarfında davacı tarafından dava açılmadığı sabit olduğundan mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı vekili her ne kadar dava değeri üzerinden taraflarına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de harçlandırılmış dava değerinin 1000 TL olduğu görülmekle mahkemece bu miktar üzerinden vekâlet ücretine hükmetmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 16.12.2008 kesinleşme tarihli kadastro tespit tutanağına istinaden dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden kaynaklanan tazminat davalarında, mülkiyet kaybının kesinleştiği tarihten itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesine göre 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde dava açılması gerekmektedir. Buna göre, 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10908, K. 2025/7097, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10908-e-2025-7097-k-1850b13c7d0a