Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10881 E. 2025/12081 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10881
Karar No
2025/12081
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/263 Esas, 2023/217 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... , Mahallesi 1556 (eski 1491) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.03.2016 tarihli ve 2014/1128 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.03.2016 tarihli ve 2014/1128 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak kamulaştırmadan arta kalan 763.684,07 m²lik kısmın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik şekli ile yol güzergahı dikkate alındığında bu bölümde değer kaybı olamayacağı düşünülmeden bu kısımda değer kaybı uygulamak suretiyle fazla bedel tespiti, dava konusu taşınmazın konumu bilirkişi raporunda belirlenen özellikleri dikkate alınarak tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun %125 oranında olacağı gözetilmeden, daha yüksek objektif değer artış oranı kabul eden bilirkişi raporuna göre fazla bedel tespiti, taşınmazın kamulaştırılan ve bedeline hükmedilen bölümünün yüzölçümü 40.076,59 m² olduğu hâlde, hüküm fıkrasında kamulaştırılan kısmın yüzölçümünün hatalı yazılması doğru olmadığı gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi olduğu hâlde, kuru tarım arazisi olarak değerlendirildiğini, uygulanan %125 objektif değer artışının bilimsel esaslara ve yerleşmiş içtihatlara aykırı olduğunu, taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, kıymet takdir raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin gerçeği yansıtmadığını, %125 oranında uygulanan objektif değer artışının çok düşük olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer düşüklüğü oluştuğunu, kamulaştırmanın demiryolu kamulaştırması olduğunu, arta kalan kısmın geometrik şeklinin bozulduğunu, sulama yapılamaz hale geldiğini, sulu tarlanın kuru tarım arazisine dönüştüğünü, bu nedenle değer düşüklüğü oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini, üzerindeki ürünün uğradığı zarar nedeniyle idare mahkemesinde dava açıldığını, açılan davada taşınmazın sulanamaz hale geldiğinin tespit edilip ürün zararına hükmedildiğini, sulu taşınmazının susuz hale geldiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma dosyasında tespit edilen bedel mahsup edilerek fark bedele ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken infazı zorlaştırıcı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3 üncü bendinin tümüyle çıkarılması, yerine "... edilen 2.415.816,85 TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında tespit edilen 2.376.702,09 TL'nin mahsubu ile bakiye 39.114,76 TL fark bedele dava tarihinden 4 ay sonrası olan 31.10.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 23.03.2016 tarihine kadar mükerrer ödemeye mahal vermemek üzere yasal faiz işletilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,

30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10881, K. 2025/12081, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10881-e-2025-12081-k-c818eebec76e