Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10766 E. 2025/8698 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10766
Karar No
2025/8698
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/48 Esas, 2023/432 Karar DAVA TARİHİ : 03.05.2012 KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait Antalya ili, ..., Mahallesi 3 07... parsel taşınmazın maliki bulunduğunu, anılan taşınmazda 1985 yılında yapılan imar düzenlemesi ile 833,20 m² iken 64,00 m² sinin düzenleme ortaklık payına, 193,00 m²sinin 28 29... parsel sayılı imar parseline ve 576,00 m² sinin kamulaştırmaya ayrılmış olduğunu, müvekkilinin işbu taşınmazdaki 31968/122880 hissesine karşılık 149,85 m²nin kamulaştırmaya ayrılan bölümde kaldığını, davalı Belediyelerin müvekkillerine bu işlemle ilgili olarak bugüne kadar herhangi bir şekilde bedel ödemediklerini belirterek kamulaştırmasız el atma tazminatı ile haksız işgal edilmesi nedeniyle tespit edilecek işgal tarihinden itibaren başlamak üzere haksız işgal tazminatının her yıl dönem sonundan başlamak üzere ayrı ayrı tespiti ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza kamulaştırmasız el atılmadığını, idari yargının görevli olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.12.2013 tarihli ve 2012/271 Esas, 2013/590 Karar sayılı kararı ile imar uygulamasında fazla kesilen düzenleme ortaklık payı karşılığı istemi ile dava açıldığından idari yargının görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 12.12.2013 tarihli ve 2012/271 Esas, 2013/590 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; 18.03.2013 havale tarihli bilirkişi raporlarında, kamulaştırmaya ayrılan 576,20 m²lik bölümün tamamının imar yolu ve imar boşluklarında kaldığı, taşınmaza el konulduğu, arayol (sokak) ve kaldırım olarak kullanıldığı tespit edilip ekindeki resimden ise sokağın asfalt kaplı olup araç ve yaya kullanımına açık olduğu ve fiili el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşıldığından, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil davasında adli yargının görevli olduğu, bu durumda mahkemece husumetin hangi idareye ait olacağı da gözönünde tutularak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.07.2015 tarihli ve 2015/136 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararı ile davanın ... yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 13.07.2015 tarihli ve 2015/136 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; ecrimisil davasına yönelik temyiz itirazları bakımından miktar yönünden temyiz dilekçesinin reddine, kamulaştırmasız el koyma sebebiyle tazminat davasına yönelik temyiz itirazları bakımından ise Antalya gibi büyük şehirlerde dava konusu taşınmaza daha yakın konumda ve değerlendirme tarihine yakın satış tarihli taşınmaz satışlarının bulunması mümkün olduğu hâlde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz ile benzer özellikler taşımayan ve satış tarihinin 1993 olması nedeniyle aradan geçen uzun sürenin yanıltıcı sonuçlara götürebileceği de dikkate alınmadan ... Mahallesi 15 27... parselin satışının somut emsal alınmış olması yerinde görülmeyerek Mahkemece yeniden uygun emsal tespit edilerek ayrıntılı bilirkişi raporu alınması ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerektiği, değerlendirme dava tarihine göre yapıldığından ve dava dilekçesinde tazminatın ve ecrimisilin faizi ile birlikte tahsili istendiğinden tespit edilen tazminat ve ecrimisil bedeline dava tarihinden faiz yürütülmesi yerine bir kısmına dava tarihinden bir kısmına ıslah tarihinden faizin başlatılması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Karşı Verilen Karar Mahkemenin 09.10.2020 tarihli ve 2016/421 Esas, 2020/317 Karar sayılı kararı ile daha önce verilen 13.07.2015 tarihli karar ile ... Büyükşehir Belediyesi yönünden verilen karar kesinleşmekle bu hususta ve ecrimisil talebine ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.10.2020 tarihli ve 2016/421 Esas, 2020/317 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... ve temlik alan davacı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacılar vekilince 30.09.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat yönünden toplam 299.800,00 TL ve ecrimisil yönünden 8.202,96 TL talep edildiği, bozma sonrası 424.908,06 TL tazminat bedeline hükmedildiği, aradaki fark tazminat talebi için peşin nispi harç tamamlanmadığı gibi bozma uyarınca belirlenen bedel farkı için herhangi bir ek dava da açılmadığı hâlde, talep aşılmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi, Mahkemece verilen 13.07.2015 tarihli kararın bozma ilamı ile ortadan kalktığı düşünülmeksizin yeniden davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine ve 8.202,96 TL ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, bu hususların kesinleştiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ve davacı ...’in yargılama devam ederken davadaki alacağını dava dışı ...'e temlik ettiği, noterde düzenlenen temliknamenin dosyaya ibraz edildiği, temlik alanının davada kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılmakla, karar başlığında ...’in temlik alan davacı olarak gösterilmesi gerekirken asli müdahil olarak kabulü doğru olmadığı gibi; temlik edenin malik sıfatı sona erdiğinden davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkmenin Üçüncü Bozma Üzerine Verdiği Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak taşınmaza değer biçilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki davacılar ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmek suretiyle davalı ... Başkanlığından tahsili yerindedir.

3.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Başkanlığının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4.Dava konusu taşınmazın imar uygulaması sırasında kamulaştırmaya ayrılan kısmının tapu kaydının kapatıldığı anlaşıldığı halde, infazda tereddüt yaratacak şekilde tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine ilişkin hüküm kurulması yerinde değildir.

5. Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin davalı ... Başkanlığından alınmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalılardan alınmasına karar verilmesi hatalıdır.

6. Temlik edenin malik sıfatı sona erdiğinden temlik eden davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... Belediyesi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) Tescile ilişkin (4) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması,

b) (7) numaralı bendindeki “davalıdan” kelimesi hükümden çıkartılarak yerine “davalı ... Başkanlığından” ibaresinin yazılması,

c) Ayrı bir bendi olarak “Temlik edenin malik sıfatı sona erdiğinden temlik eden davacı ... yönünden davanın reddine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10766, K. 2025/8698, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10766-e-2025-8698-k-b8ee59530697