Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10535 E. 2025/8837 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10535
- Karar No
- 2025/8837
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3318 Esas, 2024/1403 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı kayyımı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kayyımı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan 503 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı kayyımı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli belirlenirken 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde öngörülen şekilde arazinin halihazırdaki durumuna gerçek vasıf, eğim ve sınıfına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz arsa vasfında olup, arsa vasfında olan bu taşınmazın değerinin emsal alınarak tespit edilmesi gerektiğini, parselin bütün kriterleri dikkate alınmadan gerçek dışı değer takdiri yoluna gidilmemesini, dava konusu taşınmazın şehir merkezine çok yakın olup, ulaşım sorunu olmadığı ve dava konusu taşınmazın tarihi ve merkezi bir yerde olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenerek kayyım lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, tespit edilen bedelin davalıya derhal ödenmesine, kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kayyımı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı kayyımı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, davaya konu mütemmim cüzlerin ve/veya yapıların taşınmaz üzerinde olup olmadığının tam olarak araştırılmadığını, 2942 sayılı Kanun'da öngörülen şekilde arazinin halihazırdaki durumuna gerçek vasıf, eğim ve sınıfına göre değerlendirme yapılmadığını, Kanun'un 11 inci maddesinde öngörülen kıymet takdiri esaslarına yer verilmediğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın aynı imar özelliklerine sahip olması durumunda düzenleme ortaklık payı kesintisinin yapılmaması gerektiğini, taşınmaz değerinin düşük belirlendiğini, seçilen emsalin objektif bir kritere dayanmadığını, taşınmaz üzerindeki yapının eski olmadığını, yapıya biçilen değerin de yerinde olmadığını, yıpranma oranının en fazla %20 oranında alınmasının gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesine ve Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı iptal kararı sebebiyle tespit edilen bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davalı kayyımı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kayyım vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit edilmesinde, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı kayyımı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı kayyımından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.