Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10424 E. 2025/8886 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10424
Karar No
2025/8886
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/107 Esas, 2024/234 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yıkılan yapı bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma sonucu yıkılan yapının değerinin ve müvekkillerin uğradığı zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda dava miktarını artırmak ve harcı tamamlanmak üzere kamulaştırmasız el atma karşılığı 10.000,00 TL el atma tazminatının yıkım tarihinden itibaren, olmadığı takdirde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alanda ... Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca imar planı değişikliği yapılmış olduğunu, ... Başkanlığınca 13.03.2017 tarihinde onaylandığını, ... ilçesi, ... Mahallesi, 838 ada 68 parsel sayılı taşınmazın da kurul onaylı yenileme avan projesine uygun olarak hazırlanan plan tadilatına uygun olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci madde uygulaması uyarınca kesinti yapıldığını ve parseldeki hissenin ... Caddesi üzerindeki aynı yerde oluşturulan 101 parsele aktarıldığını, Avan projesi öncesi imar planında taşınmazın otopark alanında kalmakta iken proje ile birlikte 3. Derece Ticaret Alanına taşınarak değer artışı yaşadığını, müvekkil belediyenin yapmış olduğu idari işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, ayrıca bu davaların idari yargı mercilerinin görev alınına girdiğini davanın çözümünde idari yargının çözümlü olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını öncelikle davanın görevsizlik ile reddini şartları oluşmayan davanın esastan da reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli ve 2020/93 Esas, 2022/106 Karar sayılı kararıyla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2022/2461 Esas, 2023/858 Karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu yapının yıkımına ilişkin 14.03.2002 tarihli encümen kararının mal sahibi ...'in kiracısına tebliğ edildikten sonra dava konusu taşınmazın 5366 sayılı Kanun kapsamında yapılan proje ve imar planı gereği 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uygulamasına tabi olduğu, kullanım haklarının sona erdiği ve yapıların yıkımına 02.04.2018 tarihinde başlanacağına ilişkin ... Belediye Başkanlığı Etüt Proje Müdürlüğünce karar alındığı ve bu işlemin iptali için davacılardan ... ve ... tarafından ... 8. İdare Mahkemesinde dava açıldığı, işlemin iptaline karar verildiği ve kararın 19.09.2019 tarihinde kesinleştiği buna rağmen yapının 25.04.2018 tarihinde yıkıldığı, kamulaştırmasız el atma olgusunun sabit olduğu anlaşıldığından davaya bakmanın adli yargı dahilinde bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip talep hakkında karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçelerle davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirdiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme ve işlem sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekillerinin uğradığı zararın yıkılan binanın objektif değeri ile elde edemediği kira geliri olduğunu, düşük bedel tespiti yapıldığını, 3 yıl önce alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, güncel veriler doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiğini, binanın 2002 yılında yapı tadil tutanağı düzenlendiğini kaçak yapı mahiyetinde olmadığını bedelsiz yıkılamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yargı yeri yönünden reddi gerektiğini, idari yargının görevli olduğunu, Belediyenin yıkım yaptığına dair somut ispat olmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu yapının ruhsatsız ve kaçak inşaat olduğunu bu nedenle iyiniyetten bahsedilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ecrimisil bedelinin kök rapordan 13 kat arttırılarak hesaplandığını bu durumun basit hesap hatasıyla açıklanamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yıkılan yapı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1 inci maddesi ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümlesi gereği hukuken el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine yönelik davalarda adli yargının görevli olduğuna yönelik düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 16.01.2025 tarih 2024/135 Esas, 2025/20 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Kaldı ki eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu nazara alındığında işbu davada adli yargı görevli olup taşınmazın bedeline hükmedilmesi doğrudur. 3. Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın yıkım tarihi esas alınarak enkaz bedelinin hesaplanmasının usul ve hakkaniyete uygun olduğu, belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Davanın imar planına aykırı yapılan binanın yıkılmasından kaynaklandığı gözetildiğinde mahrum kalınan kira bedelinin verilemeyeceğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10424, K. 2025/8886, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10424-e-2025-8886-k-3274ee1a22c7