Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10408 E. 2025/7751 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10408
Karar No
2025/7751
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1061 Esas, 2024/1281 Karar DAVA TARİHİ : 04.10.2019 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/635 Esas, 2024/87 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu İstanbul ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 8 41... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazda hissedar olduğunu, dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “spor tesis alanı” olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, öncelikle spor alanı olarak ayrılan kısmın kullanımlarına açılmasını ve tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini, bu talebin reddi hâlinde ise davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığı gözetilerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili ıslah dilekçesinde özetle; 05.07.2023 tarihli dilekçeleri ile tapu iptali ve talep taleplerinden vazgeçtiklerini belirterek imar planında “spor tesis alanı” olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan hukuken el atılan 2.444,06 m²lik kısmın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, müvekkili idare tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, davacı ...'ın taşınmazda 17.07.2017 tarihinde malik olduğu nazara alınarak bir zararının bulunmadığını, davacı ... açısından ise taşınmazı edinim tarihi olan 2000 yılındaki plan fonksiyonunun araştırılarak buna göre bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile taşınmazın 2.444,06 m²lik kısmındaki davacılar payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukukî el atma nedeniyle maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, idari yargının görevli olduğunu, metrekare birim bedelinin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, arta kalan kısımdaki değer artışının dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilçe belediyesi imar planında "spor tesis alanı" olarak tahsis edildiği; ancak fiilen el atılmayan alana 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde tahsis edilme amacına uygun olarak kamulaştırılmaması hâlinde, malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanacağından taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiğinden, hukuken el atılan kısımda davalı idareye husumet yöneltilerek tazminata hükmedilmesinde ve uyuşmazlığın adli yargıda görülmesinde bir isabetsizlik olmadığı, kamulaştırmasız fiilen ve hukuken el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın konumu ve imar durumuna göre belirlenen bedelin uygun olduğu, mahkemece sadece hukuken el atılan kısım yönünden karar verildiği, dolayısıyla arta kalan kısım yönünden değer azalışına ilişkin bir bedel verilmediği anlaşıldığından, davalı idare vekilinin sair istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı; ancak maktu harç ve davacılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10408, K. 2025/7751, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10408-e-2025-7751-k-e8e924023ce0