Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10405 E. 2025/8165 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10405
Karar No
2025/8165
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1035 Esas, 2024/1119 Karar DAVA TARİHİ : 02.02.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/49 Esas, 2024/88 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ... Mahallesi 9858 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın bir kısmına okul bahçesi yapılmak sureti ile fiilen el atılması nedeniyle 21.06.2018 tarihinde Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/546 Esas sayılı dosyasında kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası açtıklarını, yapılan yargılama sonucunda toplam 4.570.605,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 18.04.2022 tarihinde kesinleştiğini, ilamı icrası için Bakırköy İcra Müdürlüğünün 2019/14486 Esas sayılı dosyasında ilamlı takip başlattıklarını, davalı idare tarafından 17.11.2022 tarihinde 4.570.605,00 TL asıl alacak ile yıllık %9 yasal faiz karşılığı olarak 1.871.204,00 TL olmak üzere toplam 6.770.064,00 TL yatırıldığını, dava açtıkları 21.06.2018 tarihi ile davalı idare tarafından ödemenin yapıldığı 17.11.2022 tarihi arasında 5 yıl geçtiğini, bu dönemde gerçekleşen enflasyon oranları karşısında, kamulaştırmasız el atma bedelinin önemli ölçüde değer kaybettiğini, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, bu nedenle davanın kabulü ile faizle giderilemeyen şimdilik 100.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren en yüksek faiz ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından kamulaştırmasız el atma davasında hükmedilen bedelin yasal faizi ile birlikte ödendiğini, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği munzam zararı somut delillerle ortaya koyamadığını, belirli bir zarara uğradığı iddia edildiği hâlde belirsiz alacak davası açılmasının kabul edilemeyeceğini, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili idarenin kusurundan söz edilemeyeceği için munzam zarardan da sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bir kısmına okul bahçesi yapılmak sureti ile fiilen el atılmış olduğundan 21.06.2018 tarihinde Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını, kararın 18.04.2022 tarihinde kesinleştiğini, yargılama sürecinin 4 yıl sürdüğünü, ödemenin ise 17.11.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, bu süreçte yüksek enflasyon olduğu açık olup müvekkilinin zarar gördüğünün bir gerçek olduğunu, ülkedeki yüksek enflasyonist ortamda müvekkilinin munzam zarara uğradığı açık olduğu hâlde, munzam zararın ayrıca ispatlanması mükellefiyeti altında görülmesinin doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesi kararlarında munzam zararda davacının zarara uğradığını ayrıca ispatlaması yönünde katı yorum yapılmasının hak ihlali olarak değerlendirildiğini, müvekkilinin zararının yasal faiz oranı ile karşılanamadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanun koyucunun para borcunun geç ödenmesi ya da ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsediği, diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığının yasal bir karine olarak kabul edildiği, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağının yasal olarak mevcut olmadığını, davacının para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu somut delillerle ispat edemediği gerekçesiyle munzam zarar istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10405, K. 2025/8165, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10405-e-2025-8165-k-228fc4d2f064