Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10217 E. 2025/3969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10217
- Karar No
- 2025/3969
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2670 Esas, 2023/2871 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/135 Esas, 2023/289 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... 882 parsel sayılı taşınmazın 5.830,22 m2lik kısmının (ifrazen 1307 parsel) kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olup acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın kısmi kamulaştırılması nedeniyle kamulaştırılmadan arta kalan kısmın kullanılamaz hâle geleceğini, bu kısmın da kamulaştırılarak bedeline hükmedilmesi gerektiğini savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. 3. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit ve depo edilen fark bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 18.04.2019 tarihinden karar tarihi olan 26.05.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle ve tüm nemalarıyla birlikte davalılara tapudaki hisseleri oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabulünün mümkün olmadığını, aksinin kabulü hâlinde ise hesaplamanın hukuka aykırı yapıldığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davacı idarenin keyfi olarak kamulaştırma bedelini yatırmayıp davanın usulden reddine sebebiyet verdiğini, bu nedenle dava tarihi itibarıyla taşınmazın değerinin tespit edilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın 2023 yılı itibarıyla değerinin tespit edilmesi gerektiğini, davalının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, değerlendirmeye esas alınan taşınmazın emsal alınamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olup taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, değerlendirmeye esas alınan taşınmazın emsal alınamayacağını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, yüksek oranda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının doğru olmadığını, davacı idarenin keyfi ve kötüniyetli olarak kamulaştırma bedelini yatırmayıp davanın usulden reddine sebebiyet verdiğini, bu nedenle dava tarihi itibarıyla taşınmazın değerinin tespit edilmesinin hatalı olduğunu, istinafın kaldırma kararı sonrası yeni esas tarihi itibarıyla taşınmazın değerinin tespiti gerektiğini, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmında değer kaybı bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığını, bu bölümde % 70-80 oranında değer kaybı meydana geldiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının taşınmaza kapama niteliği verecek sayıda olmadığı görüldüğünden ağaçlara maktuen değer biçilerek zemin bedeline eklenmesinin doğru olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu gözetilerek maktuen 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin son fıkrası uyarınca dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü, geometrik durumu ve dosya içindeki Belediye Başkanlığı cevabi yazısı dikkate alındığında takdir edilen değer azalışı oranının makul olduğu sonucuna varılmıştır. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ile davalılar ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılar ... ile ...'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.