Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10126 E. 2025/3778 K.
Konu: Genel Kurul Kararının İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10126
- Karar No
- 2025/3778
- Karar Tarihi
- Konu
- Genel Kurul Kararının İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1694 Esas, 2024/938 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/373 Esas, 2022/687 Karar Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.07.2021 Tarihli Olağan Genel Kurulun ve Genel Kurul Kararlarının tüm sonuçları ile birlikte iptali terditli olarak yönetim seçimi, yüksek fahiş aidat belirlenmesi, gündemin 8. Maddesine göre oylanarak kabul edilen kanuna aykırı ibraların iptali, kanuna ve hukuka aykırı olarak, kişinin hak arama hürriyetini kısıtlayan engelleyen ve caydırıcı hale getiren "dava açandan keyfi olarak mahkeme masrafı ve avukatlık ücreti alınması" kararı ve diğer mutlak butlan ile hükümsüz kararlar ile inceleme imkanı bulunmayan diğer genel kurul kararlarının tüm sonuçları ile birlikte iptali, kanun gereği derhal toplu yapıya geçilmesi gerektiği halde geçilmemesi bu nedenle yönetimin yok hükmünde olması nedeniyle hakimin müdahalesini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, geçici yönetici veya kayyum atanmasını, yargılama giderlerinin davalılara yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının kanunda açık şekilde düzenlenen kesin süreler içerisinde ikame edilmemiş olduğundan huzurdaki davanın süre yönünden reddini, usul ve süre yönünden itirazlarının kabul edilmemesi ve esastan yargılamaya geçilmesi halinde, davacının hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetli dava açma hakkının kötüye kullanılması mahiyetindeki davasının ve bu davadaki tüm taleplerinin ayrı ayrı reddini, usul, süre ve görev yönünden itirazlarının kabul edilmemesi ve esastan yargılamaya geçilmesi halinde davalı delillerinin toplanmasını ve tanıklarının dinlenilmesini, mahkeme masraflarının davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece kat maliklerinin iradelerinin yok sayıldığını, karar defteri ve toplantı evrakları incelendiğinde, dava konusu toplantının kanunda belirtilen şekle, yönetim planına ve usule uygun şekilde gerçekleştirildiğini, kök bilirkişi raporu ile toplantının yeter sayı ile gerekli çağrılar gerçekleştirilmek sureti ile yapıldığı yönündeki savunmalarının doğrulandığını, site karar defteri incelendiğinde divan başkanı ve katip üyelerin kim olduklarının yine bu kişilerin imzalarının da karşılaştırılmak sureti ile divan heyeti seçiminin yapılmış olduğunun tespit edilebileceğini, toplantıya katılan kat maliklerinin dinlenmesi halinde de divan başkanı ve yazmanın seçildiği hususunun doğrulanacağını, bunun yanında, yönetimin, kat maliklerini kendi ıslak imzaları ile vekâlet verecekleri, aksi takdirde genel kurula alınmayacakları yönünde baskı yaptığı yönündeki iddiaların da tamamıyla gerçek dışı olduğunu, yönetimin toplantı öncesinde Bodrum Tapu Müdürlüğü’ne müracaat ederek, güncel tapu kayıtlarını istemek gibi bir yükümlülüğünün olmadığını, yönetimin mahkemelere ve avukatlara ödeyeceği masraf ve ücretleri yönetime borçlanacakları ve bu borçların ilgililerden tahsil edileceği hususunun, kat maliklerinin neredeyse tamamının kabulünde olduğunu, davacının, yönetim ve denetim kurulunun, ibraya konu dönemde usulsüzlük ve kanuna aykırı eylemler ile keyfi harcamalar yaptığı yönündeki iddialarının da mesnetsiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olup henüz toplu yapı yönetimine geçmediğinin, sitenin üzerinde kurulu olduğu anlaşılan her iki parselin birlikte yönetileceğini düzenleyen tapuda kayıtlı bir yönetim planının bulunması, dosyada alınan hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen kök bilirkişi raporu ve denetime elverişli ek bilirkişi raporu ile dava konusu el yazısı ile düzenlenen genel kurul toplantı tutanağının her sayfasında kim tarafından atıldığı belli olmayan imzaların bulunduğunun, sayfaların numaralı olmaması nedeniyle birbirini takip etmediğinin, tutanakta divan heyetinin seçimi ile ilgili bir karar olmadığının, bu hali ile toplantı tutanağının yönetim planına aykırı olduğunun; toplantının geçerli bir tutanağa bağlanmadığının, toplantıda yönetici ve denetçi seçimine (oylamaya) dair bir madde bulunmadığının, 21 imzalı önerge ile gündeme seçim maddesi konulmasının talep edildiğinin, hazirun cetveline göre toplantıya 74 kişinin katıldığının; buna göre anılan önergenin yönetim planının 6. maddesine göre aranan üçte bir çoğunluk (en az 24 kişi) koşulunu da karşılamadığından, yönetici ve denetçi seçimine ilişkin kararın da yönetim planı hükümlerine aykırı olduğunun; dosya içinde bulunan site karar defteri kapsamında da dava konusu genel kurul toplantı tutanağının yer almamasına göre; mahkemece, dava konusu genel kurul toplantısının yönetim planının 6. maddesindeki düzenlemelere aykırı yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararlarının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden; davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Sitesi Yöneticiliği'nden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.