Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10089 E. 2025/4851 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10089
- Karar No
- 2025/4851
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/460 Esas, 2023/2 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ..., ... köyü 2479 (eski 113) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.05.2014 tarihli ve 2013/178 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 27.05.2014 tarihli ve 2013/178 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Mahallesi 164 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 930.000,00 TL bedelle 11.06.2008 tarihli satışının emsal olarak incelendiği, emsal taşınmazın dosyada mevcut satış işlemine ait akit tablosu ve tapu kaydından, ... Mahallesi 126 ada 26, 27, 28 ve 37 parsellerin aynı tarihli satış işlemi ile ... Sanayi ve Haddecilik A.Ş.'ye satışının gerçekleştirildiği anlaşılmakla, özel amaçlı satış olup yanıltıcı sonuçlara götürebileceği dikkate alınmadan bu bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması, taşınmazın üzerindeki ağaçların yaş ve cinsleri belirtilmek suretiyle 2012 yılı rayiç değerlerinin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip maktu ağaç bedellerinin hesaplanarak bedelin tespiti gerekirken, gelir hesabına göre ağaç bedelini esas alan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması, tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma dosyasında bloke edilen bedelin düşülerek bakiye kamulaştırma bedeline faiz işletilmesi gerekirken, tespit edilen kamulaştırma bedelinin tamamına faiz işletilmesi doğru görülmediğinden, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 06.11.2018 tarihli ve 2016/422 Esas, 2018/549 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 06.11.2018 tarihli ve 2016/422 Esas, 2018/549 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; ilk karar davacı idare ile davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmiş olup ilk kararda tespit edilen kamulaştırma bedeli, kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kesinleşmiş olmakla ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kesinleşen bedel davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan; bozmadan sonra sadece ilk kararı temyiz eden davalıların payı hesaplanarak bu miktarın bloke ettirilip adı geçene ödenmesine yönelik hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, bozmadan sonra tespit edilen bedel üzerinden ilk kararı temyiz etmeyen davalıların payını da kapsar şekilde fark bedelin depo edilmesine ve bu bedele yasal faiz işletilmesine karar verilmesi, bozma öncesi tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedele 03.09.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 27.05.2014 tarihine kadar, bozma sonrası oluşan fark bedele 03.09.2012 tarihinden karar kesinleşinceye kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği hâlde, yazılı şekilde faize hükmedilmesi ve DSİ Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine harca hükmedilmesi doğru görülmediğinden, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile bozma kararına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulduğunu, iadesi gereken bedelin hükümde açıkça gösterilmediğini, fen bilirkişisinden sayısal koordinatları içerir yeni bir rapor alınması gerektiğini, dava konusu taşınmaza arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu ve belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulû Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli belirtildikten sonra her paydaşın payına düşen bedel ayrı ayrı belirlenmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, tespit edilen kamulaştırma bedeli ve yasal faiz yönünden infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
4. Bozma öncesi verilen karar bozma ile ortadan kalktığı hâlde, bozma öncesi verilen kararda tescil hükmü verildiğinden bahisle yeniden tescil hükmü kurulmaması yerinde değildir.
5. Şükrü Şahin adında bir davalı bulunmadığı hâlde, adı geçen yönünden de hüküm kurulması ve ... 09.08.2021 tarihinde vefat ettiği hâlde, karar başlığında davalı olarak gösterilmesi hatalıdır.
6. Davacı idarece acele el koyma bedeli dahil depo edilen toplam bedel 313.268,48 TL olup fazla depo edilen 20.562,41 TL’nin davalılara ödenmişse fazla ödenen davalılardan alınarak davacı idareye iadesine, ödenmemişse davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde fazla depo edilen bedelin hükümde açıkça gösterilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;
a) (1) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Dava konusu Hatay ili, ..., ... köyü 113 parselden ifrazen oluşan 2479 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi Mehmet Doğan'ın 27.12.2012 havale tarihli raporunda (b) harfi ile gösterilen 1.729,62 m²lik kısmın davalılar ve murisleri adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya tesciline,” cümlesinin yazılması,
b) (4) ve (5) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Dava konusu taşınmazın toplam kamulaştırma bedelinin 292.706,07 TL olarak tespitine, usuli kazanılmış hak gözetilerek davalı ... payına düşen bedelin 28.932,78 TL olduğunun tespiti ile mirasçısı olan dahili davalı ...’in de 09.08.2021 tarihinde vefat etmesi nedeniyle dahili davalılar ...’e 14.466,39 TL ve ...’e 14.466,39 TL ile davalı ...’e 92.228,54 TL, davalı ...’a 57.181,69 TL, davalı ...’a 57.181,69 TL, davalı ...’a 57.181,69 TL olmak üzere mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde üçer aylık vadelideki nemalarıyla birlikte ve derhâl ödenmesine, tapu kaydındaki takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına,” bendinin yazılması,
c) (6) ve (7) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “İlk kararla tespit edilen 194.428,32 TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma bedeli 66.290,37 TL’nin mahsubu ile oluşan 128.137,95 TL’ye 03.09.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 27.05.2014 tarihine kadar tüm davalılar ve dahili davalılar için yasal faiz işletilmesine, son kararla tespit edilen kamulaştırma bedeli 292.706,07 TL ile ilk karar arasında oluşan fark bedel 98.277,75 TL’ye ise 03.09.2012 tarihinden son karar tarihi olan 05.01.2023 tarihine kadar davalılar ..., ..., ... ve ... için yasal faiz işletilmesine,” bendinin yazılması,
d) (8) numaralı bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Davacı idarece fazla depo edilen 20.562,41 TL kamulaştırma bedelinin davalı tarafça bankadan çekilmiş olması hâlinde varsa çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse birikmiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine,” cümlesinin yazılması,
e) Karar başlığında davalı olarak gösterilen “...” ibaresinden önce gelmek üzere “MÜTEVEFFA” kelimesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.