Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10010 E. 2025/3350 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10010
- Karar No
- 2025/3350
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1165 Esas, 2023/1262 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/362 Esas, 2022/231 Karar Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Kocaeli ili, ..., ... Mahallesi 6840 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırı içinde kaldığından bahisle uğranılan zararın yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmayan davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, tapunun hala davacı adına kayıtlı olduğunu, davacının herhangi bir zararının mevcut olmadığını, ortada bir zarar yokken tazminat davası açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece takdir edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, resmi birim fiyatları ve yıpranma oranları gözetilerek değerlendirme tarihine göre hesaplama yapılması gerektiğini, bu şekilde tapusu iptal edilen taşınmazların zemin değeri, üzerindeki mütemmim cüz, muhdesat ve sökülemeyen teferruatları esas alınarak tapu sahiplerinin oluşan gerçek zararlarının saptanması gerektiğini, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporları denetime elverişli olmayıp eksik ve yetersiz olduğunu, asıl dava olan tapu iptal davası kesinleşmeden dava açılmış ve yerel mahkemece iptal davasının sonucu bekletici mesele yapılmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak alınması ve taşınmazın tarım arazisi olduğu kabul edilerek net gelir metoduna göre değer belirlenmesi doğru olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4 oranında alınması, taşınmazın konumu ile taşınmazı o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özellikler de gözetilmek suretiyle objektif değer artış oranının %25 uygulanması sonucu metrekare birim fiyatının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu Kocaeli ili, ..., ... Mahallesi 6840 parsel sayılı, 8.740,00 m² yüzölçümlü taşınmazı davacının 13.06.2016 tarihinde satın almak suretiyle edindiği, taşınmaza 15.01.2019 tarihinde orman şerhi konulduğu, bu şerh nedeniyle mülkiyet hakkı kısıtlandığından 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminat hakkı doğduğunun kabulü doğrudur. 3. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.