Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/9342 E. 2024/3171 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9342
- Karar No
- 2024/3171
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1827 Esas, 2023/744 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/226 Esas, 2022/147 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, ... Mahallesi 145 ada 20 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaz ile benzer niteliklere sahip olmadığını, anonim şirkete yapılan bir satış emsal alınamayacağı gibi ihale suretiyle yapılan satışta oluşan ihale psikolojisi nedeniyle taşınmazın olması gerekenin üzerinde bir bedelle satıldığını, taşınmaz üzerindeki yapının ekonomik ömrünü tamamlamış kullanılamaz durumda bir yapı olduğunu, yapının yaşı itibarıyla yıpranma ve eksik imalat oranlarının düşük alınmak suretiyle yüksek bedel hesaplandığını, yapının çelik karkas-betonarme yapı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, yığma veya yarı yığma kagir yapı niteliğinde olduğunu, dosyadaki fotoğraflardan bu durumun anlaşılabileceğini, bu nedenle yapı için %60 oranında değil, en az %70 oranında yıpranma uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan kültür varlığı şerhi nedeniyle taşınmazın değerinde oluşan %5 oranında değer düşüklüğünün uygulanmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsal alınan taşınmaz satışının eski tarihli olduğunu, ekonomide yaşanan olumsuzlukların en çok taşımaz değerlerinde artış olarak kendisini gösterdiğini, bu nedenle taşınmazın güncel değerinin hesaplanması gerektiğini, taşınmaz üzerinde bulunan yapının oturulabilir şekilde olduğu tespit edilmesine rağmen %60 oranında yıpranma payı düşürülmesinin doğru olmadığını, taşınmazın tapu kaydında yer alan 16.11.1965 tarihli haciz şerhinin kanunda belirtilen haciz süresinin dolması nedeniyle terkinine ve bu haciz kaydı nedeniyle bloke konulması yönündeki kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararından sonra yapılan araştırmada davaya konu taşınmazın 2. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillendiği, bakım ve onarıma ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı yönünde Kayseri Kültür Varlıkları Koruma Müdürlüğünce cevap verildiği, taşınmazın tapu kaydı üzerindeki şerhten dolayı %5 oranındaki indirimin kararı istinaf etmeyen davalılar ..., ... ve ... (... oğlu) yönünden metrekare birim değerin 649,80 TL/m², kararı istinaf eden ... yönünden ise 684,00 TL/m² olacağı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yapı yaklaşık birim maliyet cetveline göre taşınmazın belirlenecek değerinden %60 oranında yıpranma payı düşülmesi gerektiği, buna göre kararı istinaf eden davalı ... ve istinaf etmeyen davalıların durumuna göre değerlendirme yapılarak toplam kamulaştırma bedelinin 218.958,81TL olacağı yönünde rapor düzenlendiği, davacı belediyenin dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan binanın yaşı itibarıyla %70 yıpranma payı düşülerek değerinin hesaplanması gerektiği yönündeki istinafının bu hususta bilirkişi heyetince düzenlenen 31.05.2021 tarihli kök ve 01.10.2021 tarihli ek raporun gerekçeli ve denetlemeye elverişli ve 02.12.1982 tarihli, 17886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Aşınma Paylarına İlişkin Oranları Gösteren Cetvele uygun olduğundan yerinde olmadığı, taşınmazın değerinin hesaplanmasında emsal olarak kabul edilen taşınmazın özel amaçlı satıldığı hususunda dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi mevcut olmadığı, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olduğu gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de doğru olduğu, her ne kadar taşınmaz üzerindeki haciz şerhinin tarihi eski de olsa tapu kaydında göründüğü, çeşitli sebeplerle haciz şerhinin herhangi bir hükmünün kalmadığına kanaat getirilmesi halinde bu şerhin kaldırılmasının davalı tarafın inisiyatifinde olduğu, taşınmaz üzerindeki takyidatların kamulaştırma bedeline yansıtılmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare ve davalı ... Yürük vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, ... Mahallesi 145 ada 20 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk kararla ödenmesine hükmedilen kısmına ilk karar tarihine kadar, bakiye kısmına son karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına hükmedilmesi gerekirken, tespit edilen bedelin tümüne son karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasına denk gelen 07.07.2017 tarihinden" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "kamulaştırma bedelinin ilk kararla ödenmesine hükmedilen 76.050 TL’lik kısmına davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasına denk gelen 07.07.2017 tarihinden ilk karar tarihi olan 17.09.2019 tarihine kadar, bakiye 142.908,81 TL’lik kısmına 07.07.2017 tarihinden son" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.