Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/7675 E. 2024/448 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7675
- Karar No
- 2024/448
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1118 Esas, 2023/718 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/386 Esas, 2022/48 Karar Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmaz nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl dava ile kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın davalı ... yönünden kabulüne, Orman Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, birleştirilen davanın ... mirasçıları yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, ... Mahallesi 635 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, ... Mahallesi 635 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asıl davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın öngörülen bu 10 yıllık süre içerisinde açılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/386 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtıklarını, görülmekte olan her iki dava ile bağlantı olduğunu, tazminat davasının görülmesi, tapu iptal ve tescil davasının kesinleşmesine bağlı olduğundan idarece açılan tapu iptal ve tescil davasının sonucunun, tazminat davası açısından bekletici mesele yapılarak tapu iptal ve tescil davasının ayrı bir dava olarak görülmesini gerektiğini, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan davaya ilişkin birleştirme kararı verilmeyerek ayrı dava olarak görülmeye devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleştirilen davada davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği, taşınmazın kaydına orman tahdit sınırları içerisinde kalmaktadır şerhi düşüldüğünü, bilirkişiden rapor alınmasını, taşınmazın miras yoluyla intikal ettiğini, davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise taşınmaz değerinin tespiti ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın davalı ... yönünden kabulüne, Orman Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, birleştirilen davanın ... mirasçıları yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet yönünden reddi gerekirken davanın kabulüne dair karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, takdir edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu, bedel tespitine esas verilerin gerçeği yansıtmadığını afaki verilerle hesaplama yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bu hususta yaptıkları itirazların giderilmeden davanın kabulüne karar verildiğini, hukukumuza göre hiçbir müessese sebepsiz zenginleşmeye neden olamayacağını belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılması ile yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı tazminat davası olduğunu, tazminata konu orman sınırları içinde kalan taşınmazların arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yolu ile değerinin tespit edilmesinin doğru olduğu, istinafın asıl davaya ilişkin olduğu da gözetildiğinde davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl dava davalısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat alacağını kabul etmemekle birlikte taşınmazın evveliyatından beri orman niteliğinde olduğunu, orman olduğu halde kullanan davacılardan haksız kullanma bedelinin düşülmesi gerektiğini, davanın Orman Genel Müdürlüğü lehine açılması gerektiğini, tazminat bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine, birleştirilen davada kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası. 3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir. 4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir. 5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, 635 parselin 1958 tarihinde tapulama ile davacıların bir kısmı ve bir kısmının murisleri adına tescil edildiği, kesinleşen orman kadastrosu nedeniyle tapuya 12.11.1991 ve 14.05.2004 tarihlerinde orman şerhi konulduğu,bu şerhler nedeniyle mülkiyet hakkı kısıtlandığından 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminat hakkı doğduğunun kabulü doğrudur. 3. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayanan tazminat davalarında yasal hasım Hazine olduğundan Orman Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi uygundur. 4. Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde ve hükmün ferilerinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun görüldüğünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.