Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7032 E. 2023/8413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7032
- Karar No
- 2023/8413
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/185 E., 2022/548 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili ile davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'a ait işyeri işçilerinden ... 11.04.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma geldiğini, ... 'a 2.113.16 TL masraf yapıldığını, 76.563,78 TL ilk peşin değerli gelir (12.08.2008 onay tarihli) bağlandığını belirterek, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 26/1 inci maddesi hükümlerine dayanak göstererek kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile Kurum zararı olan 78.676.94 TL'den şimdilik 55.073,86 TL'nin (53.594,65 TL peşin değerli gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 12.08.2008 tarihinden, 1.479,21 TL masrafın sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'dan ... isimli sigortalıya ödenen miktarın tahsili için açılan bu davanın haksız ve yersiz olduğunu, davalı ...'ın iş kazasının meydana geldiği binanın maliki olduğunu, bina yapım sürecinde tüm işleri ile damadının ilgilendiğini, nitekim binanın sıva işleri için 3. şahıs olan davalının diğer davalı ... ile anlaştığını, ...'ın ise sıva işleri için ... isimli işçi ile davalı ... ve damadının bilgisi dışında anlaştığını ve çalıştırmaya başladığını, kazazede işçinin işvereninin ... olmadığını, davanın zamanaşımı nedeni ile reddini ... 1. İş Mahkemesinin 2011/158 Esas, ... 2. iş mahkemesinin 2007/1422 Esas, ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/18 Esas 2009/922 Karar sayılı dosyalarının sonuçlanıp kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını, davalı ...'ın kazazede işçinin işvereni olmadığından ve olayda kusuru bulunmadığından davanın ... yönünden reddini talep etmiştir. 2.Davalı ...'ın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.10.2015 tarihli ve 2012/325 Esas, 2015/411 Karar sayılı kararıyla; Davanın kabulüne 53.594,65 TL peşin değerli gelirin gelir bağlama onay tarihinden (12.08.2008), 1.479,21 TL masrafın sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine, Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.07.2019 tarihli ve 2015/22651 Esas, 2017/7830 Karar sayılı kararıyla; davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi olup, davalıların rücu alacağından sorumluluğu, ancak maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Bu maddeye dayanan rücu davalarında kusurun belirlenmesinde, Mahkemece, öncelikle iş kazasının ne şekilde olduğu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir. Davaya konu somut olayda, davalılardan ...'a ait bina inşaatı yapımı sırasında sıva işçisi olarak çalışan kazalı sigortalı yerden 5-6 cm yükseklikte bulunan 2 nci kat balkonunun sıvasını yapmak üzerer kurulan iskeleden düşerek %32.2 oranında sürekli iş göremez duruma girmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda, davalı ... %55, davalı ... %25, kazalı sigortalı %20 kusurlu bulunmuştur. Dosya kapsamında Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin niteliği, asıl işverenlik- alt işverenlik sıfatı (taşeronluk ilişkisi) bulunup bulunmadığı, davalı tarafların işverenlik sıfatları, araştırılıp, irdelenmemiştir. Mahkemece, sigortalı tarafından davalılar aleyhine açılan tazminat dosyasında alınan kusur raporu da dikkate alınıp, sigortalı tarafından davalılar aleyhine açılan hizmet tespiti davasının kesinleşmesi ve sonucu gözetilerek yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalılar arasındaki hukuki ilişki, davalıların işverenlik sıfatları irdelenip belirlenmek suretiyle işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir. 2.2. Davalı ... vekili tarafından ileri sürülen sigortalının iş göremezlik oranına yapılan itiraz yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde irdelenip, sigortalının iş göremezlik oranının kesinleşmesi beklenilerek sonucu gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı uyarınca ilişkili kişi Seyfullah Polat'ın dava konusu olaya ilişkin SGK, YSK ve ATK'ca hazırlanan raporlar arasında çelişki bulunduğundan dosya Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilmiş, 29.06.2021 tarihli ATK raporu ile sabit olduğu üzere ilişkili kişinin %32,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oranının bulunduğunun bildirildiği görülmüştür. Bu haliyle en son merci olan Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından hazırlanan rapora itibar edilmiş, ilişkili kişi Seyfullah Polat'ın dava konusu iş kazası sebebiyle %32,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oranının bulunduğu kabul edilmiştir. Davalı ...'in işveren vekili olarak kabulü ile %50 oranında kusurlu, bina inşaatı işinde, sigortalı işçi çalıştırdığı için ... işveren olarak kabul edilmekle söz konusu olayda %10 oranında kusurlu bulunmuş işveren vekili olan ...'ın %50 olarak kabul edilen kusur oranından da sorumlu olduğu bu haliyle %60 oranındaki kusurda müştereken ve müteselsilen kusurlu olduğu kabul edilmiş; kazalı da %40 kusurlu kabul edilerek; Davanın kabulü ile Davacı Kurumun sigortalısı olan ...'ın davalı ...'a ait özel bina inşaatı işyerinde çalışmakta iken 11.04.2006 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonucunda yaralanması sebebiyle yapılan sosyal sigorta yardımlarından; gelirin ilk peşin sermaye değerine karşılık olarak 53.594,65-TL'nin tahsis onay tarihi olan 12.08.2008 tarihinden itibaren, masraflara yönelik ise 1.479,21-TL'nin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma ödenmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı Aydın İnş. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili; kusur oranının kabul etmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı ... mirasçıları; işçinin ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 11/04/2006 tarihli iş kazası sonucu sürekli, iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan ilk peşin değerli gelir nedeniyle meydana gelen Kurum zararının %60 kusur karşılığının onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 26'inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle de bağlı kalınarak kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı Kurum vekili ile davalı ... mirasçıları vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ... mirasçılarına yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.