Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4325 E. 2023/10922 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4325
- Karar No
- 2023/10922
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1631 Esas, 2022/1747 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/231 Esas, 2021/460 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ordu ili, Ünye ilçesi, ... Mahallesi, 105 ada 20 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece teklif edilen bedelin çok düşük olup kabul edilemeyeceğini, davaya konu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu savunarak, taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden kıymet takdir komisyonunca takdir edilen bedelin 08.03.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 05.08.2019 tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tarafa hisseleri oranında ödenmesine karar verildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, fark kamulaştırma bedelinin, ilk kararı istinaf etmeyen davalılara 08.03.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 05.08.2019 tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte; ilk kararı istinaf eden davalılara ise 08.03.2018 tarihinden karar tarihi olan 29.07.2021 tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte hisseleri oranında ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; % 3 olarak uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, objektif değer artışı uygulamasının yerinde olmadığını, % 120 oranında uygulanan objektif değer artışının çok yüksek olduğunu, taşınmaz üzerindeki muhdesatların değerinin de hatalı belirlendiğini, hesaplamaya dahil edilen taşınmaz üzerindeki toprak havuzun maddi değerinin bulunmadığını, yine ruhsatsız yapıların da ekonomik değerlerinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, arazi olarak nitelendirilemeyeceğini, kaldı ki tarımsal gelir metoduna göre yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, hesaplamada dikkate alınan Ünye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin gerçeği yansıtmadığını, gerçek rekolte miktarların tespiti açısından, Ünye Ziraat Odası, Ünye Ticaret ve Sanayi Odası ve Ünye Ticaret Borsasından rekolte miktarların sorulup yeniden hesaplama yapılması ve karar tarihine en yakın tarihteki verilerin dikkate alınması gerektiğini, hesaplama yapılırken üretim masraflarının yüksek alınmasının doğru olmadığını, Yargıtay içtihatları gereği üretim masraflarının rekoltenin 1/3'ünden fazla olamayacağını, objektif değer artışının en az % 200 olarak uygulanması gerektiğini, taşınmaz üzerindeki ...'e ait fıstık çam ağaçlarının değerinin de hesaplanması gerektiğini, taşınmazın tüm malikler arasında fiilen taksim edildiğini, yıllardır nizasız ve fasılasız bu şekliyle kullanıldığını, davalıların kullanımındaki alanın ise fındık bahçesi olduğunu, hesaplamada bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, aksi yöndeki vasıflandırmanın mümkün olmadığını, kaldı ki tarımsal gelir metoduna göre yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, hesaplamada dikkate alınan Ünye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin gerçeği yansıtmadığını, gerçek rekolte miktarların tespiti açısından, Ünye Ziraat Odası, Ünye Ticaret ve Sanayi Odası ve Ünye Ticaret Borsasından rekolte miktarların sorulup yeniden hesaplama yapılması ve karar tarihine en yakın tarihteki verilerin dikkate alınması gerektiğini, objektif değer artışının en az % 200 olarak uygulanması gerektiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının da düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 4. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmaz rayiç bedelinin çok altında olduğunu, taşınmazın konumu ve özellikleri itibariyle oldukça değerli olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, taşınmaz üzerindeki ağaçların bedelinin eksik hesaplandığını, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, taşınmazın gerçek değerinin tespitinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 5. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olup arazi olarak değerlendirilmesinin hukuka uygun olmadığını, tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın rayiç değerinin çok altında kaldığını, kaldı ki tarımsal gelir metoduna göre yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, hesaplamada dikkate alınan Ünye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin gerçeği yansıtmadığını, gerçek rekolte miktarların tespiti açısından, Ünye Ziraat Odası, Ünye Ticaret ve Sanayi Odası ve Ünye Ticaret Borsasından rekolte miktarların sorulup yeniden hesaplama yapılması ve karar tarihine en yakın tarihteki verilerin dikkate alınması gerektiğini, hesaplama yapılırken üretim masraflarının yüksek alınmasının doğru olmadığını, Yargıtay içtihatları gereği üretim masraflarının rekoltenin 1/3'ünden fazla olamayacağını, objektif değer artışının en az % 200 olarak uygulanması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmazın nazım ve uygulama imar planı dışında olduğu, meskun mahalde bulunmadığı, belediyenin su hizmetinden faydalanmadığı dikkate alındığında, arazi olarak vasıflandırılarak sonuca gidilmesinde ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, % 120 oranında uygulanan objektif değer artışının da yerinde olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak; üzerindeki yapılara aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatlar esas alınıp yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Ünye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün veri cetveli esas alınarak verim ve masraflar yönünden yapılan hesaplama hukuka uygun görülmüştür. 5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. 6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 7. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi ilk karar ile tespit edilen fark kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba yatırılarak karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilmiş olup, kaldırma kararı sonrası son karar tarihi itibarıyla ödenmesi yönünde hüküm tesis edilmiş olduğundan, ... yönünden hüküm altına alınan bedel için de son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (C) bendinde yer alan " 35.150,64 TL'sinin, ilk kararı istinaf etmeyen davalı ...'a, " ibaresinin çıkarılıp hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak " D) Fark kamulaştırma bedelinden 35.150,64 TL'nin ilk kararı istinaf etmeyen davalı ...'a 08.03.2018 tarihinden son karar tarihi olan 29.07.2021 tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, " cümlesi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.