Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5345 E. 2024/7507 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5345
Karar No
2024/7507
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/820 Esas, 2023/815 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/220 E., 2021/105 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkilinin 10 yıldan beri karşılıklı davalarının bulunduğu ... Plastik Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. ile bağlantılı olduğunu, 21. sınıf mallarda müvekkili ile dava dışı şirket arasındaki davalarda üstün hak ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı, birlikte var olma gibi olgular tartışılırken davalı şirketin müvekkilinin hak sahipliğinin çekişmesiz olduğu 16. sınıfı uhdesine almaya çalıştığını, davalının 2019/65958 sayılı ve "..." ibareli markanın tescili için başvurduğunu, başvuruya itirazlarının davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markalarıyla iltibasa sebebiyet verecek ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvuruda kullanılan şeklin de müvekkilinin markalarında kullanılan şekil ile birebir aynı olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmak istediğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, davaya konu markanın haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-4673 sayılı kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı şirket ile arasında bağlantı bulunmakla birlikte farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin 2008/41885, 2011/73060, 2011/95826 ve 2019/12034 sayılı ve "...+şekil" ibareli markalarının sahibi olduğunu, bu ibare üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkilinin kardeş şirketinin logosundan esinlenerek markasını modernize ettiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, davacı ile dava dışı şirket arasında görülen davalarda dava dışı şirketin müktesep hakkı bulunduğuna karar verildiğini, davacının 16. sınıfta kullanımının bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin, davacıya ait itiraza mesnet markalar kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer/ilişkili oldukları, davaya konu markanın “...” ibaresinden ve şekilden oluştuğu, davalı şirket markalarının ise “...” ibarelerini içerecek şekilde, çeşitli şekil ve kelime unsurları içerdiği, davalı şirketin başvurusu ile itiraza mesnet davacı markalarının görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşıldığı, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varıldığı, ayrıca markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle, başvuru sahibi tarafından itiraz gerekçesi markaların bazıları hakkında yapılan kullanım ispatı talebinin de ulaşılan bu sonucu değiştirmeyecek olması nedeniyle söz konusu talebin ayrıca incelenmesine gerek görülmediği, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, başvurunun kötüniyetle yapıldığına ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu başvurunun mavi dalgalı zemin üzerine beyaz harflerle "..." ibaresinden oluştuğu, "..." şeklinde okunduğu, 2012/19343 sayılı ve mavi zemin üzerine beyaz fon kompozisyonu ile dalgalı şekil yapısını içeren "..." esas unsurlu markanın daha önce davacı ile dava dışı ... Plastik Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında dava konusu olduğu, söz konusu markaya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2022 tarih ve 2020/11-172 E.-2022/1330 K. sayılı kararında "..." ibareli markanın davacının markalarına yaklaşmadığına/benzemediğine karar verildiği, anılan karar dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olmadığına ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının da ispatlanamadığı, markalar benzer bulunmadığından başvurunun haksız rekabet oluşturduğu yönündeki iddianın da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı Kurum YİDK kararının iptali ve davalı başvuru markasının hükümsüzlüğü talebinin yerindeliği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2022 tarih ve 2020/11-172 E.-2022/1330 K. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5345, K. 2024/7507, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5345-e-2024-7507-k-adb8f2ba29ce