Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/11335 E. 2024/6608 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11335
- Karar No
- 2024/6608
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3868 Esas, 2023/2840 Karar DAVA TARİHİ: 07.09.2021 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/198 Esas, 2022/298 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.05.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...Mahallesi, 147 ada 1 parsel, 144 ada 18 parsel, 101 ada 23 parsel, 101 ada 19 parsel, 146 ada 2 parsel, 101 ada 6 parsel, 109 ada 9 parsel, 102 ada 4 parsel, 102 ada 2 parsel, 102 ada 14 parsel, 104 ada 24 parsel, 103 ada 4 parsel, 147 ada 5 parsel, 101 ada 9 parsel, 159 ada 5 parsel, 104 ada 16 parsel, 104 ada 23 parselde kayıtlı taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını, davacının taşınmazı satın alırken devletin tutmuş olduğu resmi tapu kayıtlarına güvendiğini, parsellerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesi gereği yapılan uygulama kadastrosu sonucunda yüzölçümlerinin tapuya eksik tescil edildiğini, taşınmazlarda meydana gelen azalmanın tapu sicillerinin yanlış oluşturulmasından dolayı meydana geldiğini, davacıların uğradığı zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, belirlenecek tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaksız olup zaman aşımı, hak düşürücü süre ve husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu taşınmazın eksilen kısımları için komşu parsellere karşı tapu iptal ve tescil davası açılabileceğini ve daha farklı hukuki yollara başvuru yapması mümkün olduğundan somut olayda Hazinenin sorumluluğuna gidilebilecek illiyet bağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, belirlenen tazminat bedelinin yenileme işleminin tescilinin kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlarda yenileme çalışmalarında koordinatlarına uygun olarak ölçüm yapıldığını, taşınmazların sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği azalmanın eski ve yeni ölçüm teknikleri arasındaki farktan kaynaklandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Yargıtay tarafından tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki yüzölçüm farklılığının tecviz sınırı içerinde kalıp kalmadığının da araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tespit ve tescile tâbi tutulan çekişmeli taşınmazların, sonradan 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi uyarınca yapılan uygulama ile yüzölçümlerinin azaldığı ve bu hatanın sınırda değişiklik yapmayıp ölçüm aletlerinin yetersizliğinden ve hesap hatasından kaynaklandığı belirlenmiş, eski alan ölçüsüne göre bedel ödeyerek satın alan davacının zararının oluştuğu anlaşılmakla, arazi vasfındaki taşınmazlara gelir metoduna göre değer biçilerek, azalan kısmın değerinin tespit edilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği, ancak davacının dava konusu 104 ada 16 (eski 495) parsel sayılı taşınmazda bulunan (1/4) payını 23.10.2020 tarihinde dava dışı Cenk Yalvaç adlı kişiye sattığı, dolayısıyla bu parsel yönünden davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, bu taşınmaz yönünden davasının reddine karar verilmesi gerektiği ve dava konusu 104 ada 23 (eski 1795) parsel, 102 ada 14 (eski 360) parsel, 159 ada 5 (eski 398) parsel sayılı taşınmazlarda ise davacının paydaş olduğu gözetilmeksizin tam pay sahibi kabul edilerek hüküm kurulması doğru olmadığından bu hususlardan düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesi.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ... Mahallesi 147 ada 1 parsel, 101 ada 23 parsel, 101 ada 19 parsel, 146 ada 2 parsel, 101 ada 6 parsel, 102 ada 4 parsel, 102 ada 2 parsel, 102 ada 14 parsel, 104 ada 24 parsel, 103 ada 4 parsel, 147 ada 5 parsel, 101 ada 9 parsel, 159 ada 5 parsel, 104 ada 16 parsel, 104 ada 23 parsel, 102 ada 9 parsel, 144 ada 18 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafından muhtelif tarihlerde satın alındığı, 2018 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin ikinci bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonrasında taşınmazların yüzölçümünde toplam 13.961,06 m² azalma olduğu, yenileme kadastrosunun 15.11.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine uğranılan zararın tazmini istemi ile eldeki davayı 07.09.2021 tarihinde açtığı anlaşılmıştır.
3. Dava konusu ceviz ve kayısı, zeytin, ayva, nektarin bahçesi niteliğindeki taşınmazlara net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazların eksilen yüzölçümlerinin bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Davacının dava konusu ...Mahallesi 104 ada 16 (eski 495) parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği gözetildiğinde, bu parsel yönünden davalı ... lehine Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti olan 17.900,00 TL’ye hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
5. Dava konusu taşınmazların tapu kaydı üzerinde bulunan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmaması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 9 uncu bendinde yer alan “9.200,00” sayısının çıkartılması, yerine “17.900,00” sayısının yazılması hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “Dava konusu taşınmazların tapu kaydı üzerinde bulunan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.